Alçakgönüllülük

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 223 kez okundu · ❤️ 3 beğeni
Alçakgönüllülük

Alçakgönüllülük

Bir varmış, bir yokmuş, develer tellal iken, pireler berber iken, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken ülkenin birinde bir padişah ile üç kızı yaşarmış. Padişahın karısı, kızları küçükken ölmüş. Padişah yeniden evlenmemiş. Kızlar birbirlerini çok sever, birbirleriyle çok iyi anlaşırlarmış. Bir gün padişah ormana gezintiye çıkmış. Ormanın içinde bir saray görmüş. Merak edip sarayın içine girmiş. Sarayın içinde kimse yokmuş ama saray çok güzelmiş. Bir süre sarayı gezdikten sonra, kendi sarayına dönmüş ve gördüklerini kızlarına anlatmış. Padişahın büyük kızı, bu sarayı çok merak etmiş. Babasından izin alıp oraya gitmiş. Kız saraya gidip tahta geçip oturmuş. Ama gelen giden kimse yokmuş. Belli bir zaman sonra bir hizmetkâr gelip kıza kim olduğunu sormuş. Kız da: — Ben bu ülkenin padişahının kızıyım. Burayı çok beğendim artık burada yaşayacağım, demiş. Hizmetkâr, kızı dinledikten sonra bir şey demeden mutfağa gitmiş. Yemek yapmaya başlamış. Bir süre sonra komşu ülkenin şehzadesi, saraya misafir gelmiş. Sarayın bir bölümüne yerleşmiş. Daha sonra hizmetkârı çağırıp bir yere kadar gidip geleceğini, gelene kadar da kendisine yiyecek bir şeyler hazırlamasını istemiş. Padişahın kızı olanları sessizce izliyormuş. Hizmetkâr sofrayı kurarken, kız sadece bakıyormuş. Bir süre sonra komşu ülkenin şehzadesi gelmiş. Bakmış ki sofra kurulmuş. Sofrada bir tek kuş sütü eksikmiş. Hizmetkâra dönüp: — Kimle hazırladın bu sofrayı, demiş. Hizmetkâr tek başına hazırladığını söylemiş. Öyle deyine şehzade: — Haydi buyur, yiyelim o zaman, demiş. Ancak padişahın büyük kızını sofraya davet etmemiş. Onu görmemiş gibi davranmış. Padişah, kızının ne hâlde olduğunu merak etmiş. Vezirini de saraya göndermiş. Vezir saraya gelip, kızın hâlini sormuş. Kız da burayı hiç beğenmediğini, saraya geri dönmek istediğini söylemiş. Vezir duyduklarını padişaha anlatmış. Padişah büyük kızını saraya geri getirtmiş. Bir süre sonra padişahın ortanca kızı saraya gitmek istemiş. Büyük kızın başına gelenler, ortanca kızın da başına gelmiş. O da yanına gelen vezire: — Ben burayı beğenmedim, saraya geri dönmek istiyorum, demiş. Padişah bu kızını da saraya geri getirtmiş. Aradan biraz zaman geçmiş, bu sefer de padişahın küçük kızı, o saraya gitmek istediğini söylemiş. Padişah küçük kızını saraya göndermiş. Küçük kız sarayda hizmetkâra yardım etmiş, yemekleri onunla yapmış. İşlere koyulmuş. Günlerden bir gün komşu ülkenin şehzadesi saraya gelmiş, hizmetkâra: — Pazarda biraz işim var, gelene kadar sofrayı hazırla, demiş. Hizmetkâr ile padişahın küçük kızı sofrayı hazırlamışlar. Şehzade saraya geldiğinde hizmetkâra: — Kimle hazırladın bu sofrayı, diye sormuş. Hizmetkâr da kız ile hazırladığını söylemiş. Şehzade sofraya padişahın kızını da çağırmış. Yemekleri beraber yiyip içmişler. Padişah küçük kızını merak etmiş, yine vezirini saraya göndermiş. Ona: — Hele git kızımın hâli vakti yerinde mi, mutlu mu, bir bak, söyle bana, demiş. Vezir saraya gidip kıza nasıl olduğunu sormuş. Kız da: — Babam iyi ki beni buraya göndermiş. Ben burada çok mutluyum. Ne güzel yermiş, demiş. Vezir kızın söylediklerini gelip padişaha nakletmiş. Padişah da, kızları da bu duruma çok şaşırmışlar. Kızlar: — Biz orada yapamadık. Kardeşimiz nasıl yaptı acaba, demişler. Sonunda padişah ile kızları saraya gitmeye karar vermişler. Kızlar saraya geldiklerinde kardeşlerinin hizmetkâra yardım ettiğini görmüşler. Bir süre sonra komşu ülkenin şehzadesi gelmiş. Padişahtan kızını istemiş. Kız da şehzadeyi sevmiş. Padişah kızını bu genç şehzade ile evlendirmiş. Kızın ablaları, hatalarını anlamışlar. O günden sonra kimseye kibirle yaklaşmamışlar. Onlar ermiş muratlarına, biz çıkalım kerevetlerine.

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan