Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir varmış bir yokmuş. Ülkenin birinde yaşayan bir Bıdık varmış. Bu Bıdık, çok sevimli, zeki ve meraklı bir çocukmuş. Her gün etrafta gezintiye çıkar, sahipsiz bahçelere gider, bahçelerdeki ağaçlardan elma toplarmış. Çünkü Bıdık elmayı çok severmiş. Bir gün Bıdık çok sayıda elma ağacının olduğu bir bahçe görmüş. O bahçe de devin bahçesiymiş. Bıdık bunu bilmiyormuş. Bahçenin sahibi yok zannetmiş. Dallardan dallara zıplayan Bıdık, hem beğendiği elmalardan yiyor hem de şarkı söylüyormuş: — Benim adım akıllı Bıdık, Dallar elmalardan kırık Ben yemezsem onları Bozulur hepsi, olur çürük O esnada gezintiye çıkan dev, Bıdık’ın sesini duymuş. Ona: — Bıdık bana bir elma at da ben de yiyeyim, çürümesinler, demiş. Bıdık devin iriliğinden korksa da elmayı atmış. Dev: — O elma çamura düştü, bir daha at, demiş. Bıdık bir tane daha elma atmış. Dev: — Yine çamura düştü. İn de elinle ver, demiş. Bıdık: — Ya sen beni tutarsan, demiş. Dev: — Tutmam tutmam gel, demiş. Bıdık deve elmayı verirken dev onu tuttuğu gibi çuvala atmış. Yüklenmiş sırtına torbayı, eve gitmiş. Annesine sürpriz yapmak istiyormuş ama devin annesi evde yokmuş. Hantal dev, annesi gelene kadar biraz uyumak istemiş. Bıdık’a da: — Annem gelene kadar sen burada biraz otur, ben de biraz kestireyim, demiş Bıdık elindeki kör çakısıyla hemen çuvalı kesmiş. Sessizce torbanın içine taş doldurup ağzını bağlamış. Kaçmış gitmiş yine elma ağacının tepesine. Devin annesini merak ediyormuş. Bir süre sonra devin annesi gelmiş. Uyuyan oğluna seslenmiş. Dev annesinin sesini duyunca: — Anne fırını yak, sana afiyetle yiyebileceğin bir hediye getirdim, demiş. Devin annesi hemen fırını yakıp kızdırmış. Torbayı silkelemiş, bir de bakmış ki çuvalda Bıdık mıdık yok! Dev: — Ne ettin bana Bıdık? Fırını da kızdırtmıştım. Bıdık ben sana sorarım, demiş. Dev dönmüş gitmiş ki bahçeye, Bıdık gene bahçede. Dev: — Bıdık bir elma at da yiyim, demiş. Bıdık, elmayı atmış. Dev: — Çamura düştü, bir daha at, demiş. Bıdık bir daha atmış. Dev yine: — Bu da çamura düştü. İn de elinle ver, demiş. Böylece Dev, Bıdık’ı yine yakalayıp çuvala atmış. Dev, hemen eve gidip annesine Bıdık’ı hediye etmek istemiş ama hantal dev, daha eve varmadan çok yorulmuş. Bıdık’a: — Sen burada otur ama bu sefer kaçma. Ben biraz dinleneceğim, demiş. Bıdık da: — Kaçmam, demiş. Bıdık hemen kör çakısıyla çuvalı delmiş. Çuvalın içinde bu sefer taş yerine diken doldurmuş ve elma ağaçlarının tepesine kaçmış. Dev biraz oturduktan sonra çuvalı sırtına alıp eve girmeye karar vermiş. Çuvalı sırtlayınca: — Ah Bıdık ah! Elma yiye yiye ne kadar da zayıflamışsın sen. Kemiklerin hep sırtımı deldi, demiş. Dev eve gelince: — Anne getirdim Bıdık’ı, fırını yak, diye seslenmiş. Devin annesi fırını yakmış, çuvalı silkelemiş ama bu sefer ne görsünler! Çuvalın içi hep diken, çalı çırpıymış. Dev yine bahçeye çıkmış, Bıdık’ın olduğu yere gelmiş: — Bıdık elinle bir elma ver de yiyeyim, demiş. Bıdık kendince devle eğleniyormuş. Eliyle elmayı uzatmış. Dev öfkeyle yakalamış Bıdık’ı, torbasına atmış. Annesine seslenmiş: — Anne gel yakaladım Bıdık’ı. Sen bunu fırına at. Ben şu elbiseleri derede yıkayım da geleyim, demiş. Devin oğlu elbiseleri yıkamakta dursun, annesi fırını yakmış. Fırın ısınınca Bıdık’ı küreğin üstüne koymuş. Bıdık sürekli hareket ediyormuş. Dev anasına Bıdık’a: — Bıdık doğru düzgün dur, demiş. Bıdık: — Ben bilmiyorum ki nasıl doğru durulur? Bana gösterir misin, nasıl oturmam gerekir? İstersen bahçeye gidelim. Ortaya bir taş koyalım, küreği de onun üzerine koyalım. Ben küreğin bu tarafına geçeyim, sen de diğer tarafına geç. Önce sen otur, sonra ben oturayım, demiş. Anne dev kabul etmiş bu teklifi. Taşı ortaya koymuşlar. Küreği de onun üstüne koymuşlar. Dev, Bıdık’a: — Bak şöyle oturacaksın, diye küreğe oturur oturmaz Bıdık ağacın tepesine zıplamış. Dev yukarı bakmış ki Bıdık ağacın tepesinde. Dev: — Bıdık nasıl çıkayım ben oraya? Çabuk aşağı in, demiş. Bıdık: — Yumurtayı yumurta üstüne koy da öyle çık, demiş. Dev evde ne kadar yumurta varsa üst üste koymuş ama yumurtaların hepsi kırılmış. Bıdık gülüyormuş devin hâllerine. Anne dev sinirlenmiş: — Hiç yumurta üst üste konulur mu? Evdeki yumurtalardan da oldum. Nasıl çıkacağım oraya, demiş. Bıdık yeterince eğlendikten sonra anne deve seslenmiş. — Akıllı Bıdık derler bana, gelmem ben senin oyununa. Şimdi buradan gideceğim, bir daha da bilmediğim yerlere hiç gitmeyeceğim, demiş. Devin annesi, akıllı Bıdık’ı yenemeyeceğini anlamış. Onun ardından öylece baka kalmış…
Bıdık
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
321 kez okundu ·
❤️ 0 beğeni
Bıdık
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Kırmızı Başlıklı Kız Masalı Oku
Kırmızı Başlıklı Kız Bir varmış, bir yokmuş. Çok eski zamanlarda, tatlı mı tatlı bir kız varmış. Büyükannesi ona kırmız...
12 dk
5.0
17,036
1. Sınıf Masalları
Ayağına Diken Batan Karga
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir tane karga varmış. Küllükte eşinirken karganın ayağı...
5 dk
5.0
471
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan