Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken, bir padişah varmış. Bu padişahın yakışıklı mı yakışıklı, dürüst mü dürüst bir oğlu varmış. Padişah, oğlunu çok mu çok seviyormuş. Bir gün padişah hastalanmış. Yataktan kalkamaz duruma gelmiş. Padişahın oğlu babasının yanında hiç durmuyormuş. Devamlı ava çıkıyormuş. Padişah geceleri rüyasında hep yaşlı bir kadın görüyormuş. Bu yaşlı kadın, çok ama çok fakirmiş. Karnını doyurmak için toplayıcılık yaparmış. Bu yaşlı kadının açlıktan çok zayıflamış, çelimsiz bir de kızı varmış ama bu kız bakılamayacak kadar güzelmiş. Padişah rüyasında oğlunu bu fakir kızla evlenirken görmüş. Sabah uykusundan sinirle uyanmış. O gece güç bela yeniden uykuya dalmış. Rüyasında yine oğlunun toplayıcı kadının kızıyla evlendiğini görmüş. Padişah sonunda yardımcılarından toplayıcı kadını bulmalarını istemiş. Padişahın yardımcıları kadını bulup padişahın huzuruna getirmişler. Padişah, kadına rüyasında gördüğü gibi bir kızının olup olmadığını sormuş. Kadın korkarak padişahın bahsettiği gibi bir kızının olduğunu söylemiş. Padişah, toplayıcı kadına: — Sen çok fakir bir kadınsın. Kızına bakamıyorsun. Sen kızını bana ver, ona ben bakayım. Sana da hayatın boyunca yetecek altın vereyim, demiş. Toplayıcı kadın çok sevinmiş. Gerçekten de kızına iyi bakamıyormuş. Bu durumuna çok üzülüyormuş. Toplayıcı kadın sevinerek evine dönmüş. Olanları kızına anlatmış. Kızı annesinden ayrılmak istemiyormuş ama hem annesi için hem de kendisi için en iyisinin bu olduğunu biliyormuş. Annesi ile tekrar sarayın yolunu tutmuşlar. Uzun uzun yürüdükten sonra saraya varmışlar. Padişah, kıza annesinin yanında çok iyi davranıyormuş. Padişah toplayıcı kadına altınları vermiş. Sonra da kadına: — Ama uzun bir süre saraya gelmeyeceksin. Kızının seni unutması lazım, demiş. Toplayıcı kadın zor da olsa bu durumu kabul etmiş. Ağlaya ağlaya altınları da alıp saraydan ayrılmış. Padişah, kadın gider gitmez kızı zindana attırmış. Kız olup bitene bir anlam veremiyormuş. Padişah zindancıya: — Bu kıza yemek ve su vermeyin, demiş. Zindancı bu işe bir türlü akıl erdirememiş. Padişah gittikten sonra kıza olanları sormuş. Kız da olanları anlatmış. Zindancı kızın anlattıklarını dinledikten sonra, kıza çok üzülmüş. Zindancının gönlü, kızın açlıktan ölüme terk edilmesine razı olmamış. Her şeyi göze alıp kızı zindandan çıkarmış. Ardından kızın saraydan çıkmasına yardım etmiş. Zindancı kıza ormana gitmesini, oradan kaçabileceğini söylemiş. Kız koşarak ormanın içine girmiş. Saatlerce koşmuş. Sonunda çok ama çok yorulmuş. Bir ağacın altına oturmuş. Yorulduğu için oturduğu ağacın altında uyuyakalmış. O sırada padişahın oğlu, adamları ile ormanda ava çıkmışlar. Padişahın oğlunun adamları, ağacın altında uyuyan kızı görmüşler. Hemen padişahın oğluna haber vermişler. Padişahın oğlu kızı görür görmez ona âşık olmuş: — İşte benim evleneceğim kız bu olmalı, demiş. Kızı uyandırmış, saraya doğru yola çıkmışlar. Saraya gelmek üzere iken zindancı padişahın oğlunu ve yanında hayatını kurtardığı kızı görünce duruma çok üzülmüş. Padişahın oğluna yalvarmak için önlerine geçmiş. Padişahın oğlu bu kızla evlenmek istediğini söylemiş. Zindancı, padişahın oğluna durumları anlatmış. Padişahın oğlu zindancının bu sözlerini duyunca çok üzülmüş. Zindancıya: — Ne yapsak da babamı razı etsek, demiş. Birden aklına bir fikir gelmiş. Adamlarına: — Padişaha gidin, benim avdayken ormanda aslanlar tarafından parçalandığımı söyleyin, demiş. Padişahın oğlunun yardımcıları hemen padişahın yanına gitmişler. Padişahın oğlunun söylediklerini bir bir padişaha anlatmışlar. Padişah bu haberi alınca çok üzülmüş. Bir yandan ağlıyor bir yandan da: — Ben o kızla oğlumu evlendirseydim, oğlum artık ava gidemezdi. O fakir kızla bile evlenmesine razı olurdum, diye yakınıyormuş. Bu sözleri duyan padişahın oğlu ortaya çıkmış. Babasına: — İşte sevgili babacığım, ben ölmedim. Gördüğünüz gibi yaşıyorum. Beni o fakir kızla evlendirin. Ben o fakir kızı çok seviyorum, demiş. Padişah oğlunun hayatta olduğunu görünce çok sevinmiş. Oğlunu o fakir kızla evlendirmiş. Oğlan ile hanımı çok ama çok mutlu olmuşlar. Ekonomik denklik değil, gönül güzelliğinin denkliği önemliymiş. Gönülden sevgi bağı ile kurulan evlilikler sağlam olurmuş. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine. Darısı sevgiyle birbirine bağlanabilecek dengini arayan tüm gönüllere…
Fakir Kız ile Padişahın Oğlu
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
388 kez okundu ·
❤️ 1 beğeni
Fakir Kız ile Padişahın Oğlu
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Vermeyince Mabut Neylesin Sultan Mahmut
Sultan Mahmut, veziriazamıyla* beraber senede bir defa kılık değiştirerek İstanbul şehrini dolaşırmış. İki katlı bir evi...
5 dk
5.0
319
1. Sınıf Masalları
Kendini Bilmez Tilki
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş, hamamcının tası yokmuş. Sokakta gezen tazının tasması yokmuş. Bir mevsim k...
5 dk
5.0
211
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan