Fatmacık

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 148 kez okundu · ❤️ 0 beğeni
Fatmacık

Fatmacık

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir Fatmacık varmış. Bu Fatmacık’ın annesi ölmüş, babası da yeniden evlenmiş. Fatmacık’ın üvey annesinin bir kızı, bir de oğlu varmış. Fatmacık tüm gününü sarı ineğiyle geçirirmiş. Bu durumdan rahatsız olan üvey anne bir gün hasta olmadığı hâlde hastaymış gibi yapmış. Eşine: — İneği keselim de etini yiyeyim. Yoksa iyileşemem, demiş. Fatmacık hemen ineğinin yanına gitmiş. Olanları ağlayarak ona anlatmış. İnek: — Bırak kessinler. Sen benim kemiklerimi topla, bir torbaya doldur. Sonra da onları bir yer göm. Bir gün faydasını göreceksin, demiş. Neyse bunlar ineği kesmişler. Kemiklerini de Fatmacık’a vermişler. Üvey anne ineğin etini yedikçe: — Aman! Bu ne kadar acı, sert bir et, demiş. Fatmacık, ineğin kemiklerini torbaya koyduktan sonra bir yere gömmüş. Bir gün Fatmacık eline yününü almış, eğire eğire dışarı çıkmış. Rüzgâr Fatmacık’ın yününü elinden uçurup, bir bacaya atmış. Yünün peşinden koşan Fatmacık, sonunda bacasına yünün takıldığı eve gelmiş. Kapıyı tıklatıp: — Nene nene, yünümü rüzgâr bacana attı, onu ban geri verir misin, demiş. Nene: — Kızım, benim gözüm görmez. Gel, kendin al, deyince Fatmacık içeri girmiş. Nene: — Kızım, benim başıma bir baksana, temiz mi, demiş. Nenenin başı bitle, sirkeyle doluymuş. Fatmacık: — Nene başında hiçbir şey yok, tertemiz, deyince nene: — Kızım, hele güveçlerimin de bir içine bak, temiz midir, demiş. Güveçlerin içi de çok kirliymiş ama Fatmacık nene üzülmesin diye: — Nene, güveçlerinin içi çok temiz, demiş. O zaman nene: — Kızım, yününü alıp gidebilirsin. Giderken akan bir beyaz su göreceksin. O suyla elini yüzünü yıka. Aynı yerde bir de kara su akar. Ondan da kaşına, gözüne sür, demiş. Fatmacık, nenenin dediklerini yapmış eskisinden de güzel bir kıza dönüşmüş. Eve giden Fatmacık’ı üvey annesi görür görmez çok şaşırmış. Fatmacık’a: — Sen ne yaptın da böyle güzel oldun, diye sormuş. Fatmacık, bütün olanları üvey annesine anlatmış. Üvey anne, kendi kızı Nazgız’a: — Yününü de al, git. Sen de o yünü bacadan içeri düşür, demiş. Nazgız, annesinin dediklerini yapmış. Yününü nenenin bacasından düşürüp nenenin kapısına gelmiş. — Nene nene, yünüm bacadan düştü. Onu ver misin, demiş. Nene: — Kızım, benim gözüm görmez. Gel kendin al, demiş. Nazgız içeri girince nene: — Kızım, başıma bir bak, temiz midir, demiş. Kız: — Tüh! Ne pis başın var. Hep bit, sirke dolu, demiş Nene: — Kızım, hele bir de güvecime bak, temiz midir, demiş. Kız, güvece bakınca: — Ne pis güvecin varmış. İçi hep kir mir, demiş. Kızın kalp kırmaktan korkmadığını gören nene: — Kızım, yününü al, git. Giderken akan kara bir su göreceksin. O suyla elini, yüzünü yıka, demiş. Kız yününü alıp evden çıkmış. Karşısına çıkan kara suyla elini, yüzünü yıkamış. Kız çok çirkinleşip evine gelmiş. Annesi kızını görür görmez: — Kızım sana ne oldu böyle, demiş. Nazgız, başından geçenleri anlatmış. Annesi, yüzünü yıkasa da kızın karalığı gitmemiş. Sonunda anne de kızı da yaptıklarından pişman olmuşlar. İyiliğin ve güzel kalbin bu hayatta her şeyden önemli olduğunu anlamışlar. Fatmacık’tan özür dilemişler. Nazgız, nenenin evine gidip ondan da özür dilemiş. Nene de hatasını anlayan Nazgız’ı eski güzelliğine ulaşabilecek akarsuya göndermiş. Fatmacık ve ailesi o günden sonra mutlu mesut yaşamışlar…

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan