👸 Gülendam ve Oklava Sırrı: Zekâ Yarışması Masalı
Bir varmış bir yokmuş. Vakti zamanında iki erkek kardeş varmış. Yüce Allah küçük kardeşe daima kız evlat, ağabeyine de erkek evlat verirmiş. Ağabey, erkek çocuğu olduğu için böbürlenir, küçük kardeşi ise sürekli "kızların babası" diyerek küçümsermiş.
Küçük kardeşin kızları ise çalışkan ve akıllıymış. Özellikle mantar toplama hikayesinde olduğu gibi, babaları her zaman onlarla kıvanç duymuş ve "Önemli olan verilene şükretmek ve onları en güzel şekilde yetiştirmektir" diyerek ayrımcılığa karşı durmuş.
💰 Yarışma ve İhtiyar Amcanın Tavsiyesi
Amcasının sürekli alay etmesine dayanamayan kızı Gülendam, babasına bir teklif sunmuş: — Babacığım, amcamın oğluyla ben uzak diyarlara gidelim. Orada çalışalım. Görelim bakalım, kim daha zengin olacak, kim ailesine yardım edecek?
Kibirli ağabey bu teklifi hemen kabul etmiş.
Yolda giderken Gülendam ve amcasının oğlu, elinde siyah ve beyaz yün yumak olan sevimli, nur yüzlü bir yaşlı amcaya rastlamışlar. Amcasının oğlu, kibirle burun kıvırarak yoluna devam etmiş. Gülendam ise amca ile sohbet etmiş.
Yaşlı amca, Gülendam'a hayatının dönüm noktası olacak tavsiyeyi vermiş: — Padişahın adamları yakında vezir seçecek. Ancak sarayda sadece erkekler çalışabilir. Sen de erkek kılığına gir (Ali adını kullan). Aklın ve zarafetinle vezir olursun. Sarayda sevilir ve saygı görürsün.
👑 Ali Vezir ve Oklava Bilmecesi
Gülendam, yaşlı amcanın sözünü dinleyip erkek kılığına girmiş ve saraydaki tüm sınavlardan geçerek vezir olmuş. Yaşlı amcanın dediği gibi, kendisini ilgilendirmeyen şeylere karışmamış ve sevilip sayılmış.
Günler böyle geçerken, Maçin ülkesinin padişahı bir oklava göndermiş ve padişahtan bilmesini istemiş: — Bu oklavanın hangi ucu ince, hangi ucu kalındır? Bilemezsen küçük konuma düşersin.
Padişah, ne yaptıysa cevabı bulamamış ve Ali'yi (Gülendam'ı) çağırmış. Ali, oklavayı alıp bahçedeki havuza atmış. Oklavanın kalın ucu daha erken batmış, ince ucu ise suyun yüzünde kalmış.
Ali, padişahına cevabı vermiş: — Padişahım, sol ucu daha incedir.
Padişah, Ali’nin zekâsına hayran kalmış ve Ali artık padişahın gözdesi olmuş.
🐸 Kibirli Oğlan ve Kurbağalar
Aylar geçmiş ve Gülendam'ın eve dönme zamanı gelmiş. Bütün cesaretini toplayıp padişahına gerçekleri anlatmış. Padişah, Gülendam'ı affetmiş ve ona ödül olarak çuval dolusu altın, gümüş ve ipek ile atlar vermiş.
Gülendam evine dönerken, amcasının oğlu da gelmeye başlamış. O, aylarca konuşan bir kurbağa peşinde koşmuş ve çuvalında sadece kurbağalar varmış.
Yarışmacılar köye varınca, herkes toplanmış.
- Gülendam'ın Çuvalı: İçinden sarı sarı altınlar, gümüşler, ipekler çıkmış.
- Amcasının Oğlunun Çuvalı: İçinden bir sürü kurbağa çıkmış ve "Vırak vırak, lütfen bizi bırak" diye zıplamış.
Erkeklerin babası olan amca mahcup olmuş ve utanarak Gülendam'ın babasından özür dilemiş.
💍 Mutlu Son
Bir gün padişah, zeki vezirinin sonunu merak edip oğluyla birlikte Gülendam'ı ziyarete gitmiş. Padişahın oğlu, Gülendam'ı görür görmez ona âşık olmuş.
Padişah da bu durumu memnuniyetle karşılamış, Gülendam'ı babasından istemiş. Gülendam'ın da gönlü padişahın oğluna kaymış. Hemen onlara düğün yapılmış.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Gökten üç elma düşmüş, biri marifetli, ailesini onurlandıran, iyi kalpli tüm genç kızların başına…
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan