Her Şeyden Korkan Adam

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 12 dakika okuma süresi · 1.2B kez okundu · ❤️ 10 beğeni
Her Şeyden Korkan Adam

Her Şeyden Korkan Adam

Her Şeyden Korkan Adam

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kendi hâllerinde bir karı koca varmış. Bu karı koca mutlu bir şekilde yaşarmış. Bunların yaşadığı köyde erkekler, akşam olunca bir araya gelip sohbet ederlermiş. Ama kadının kocası, bu sohbetlere hiç katılmazmış. Kadın, kocasının da erkek meclisine katılmasını istermiş.

Günlerden bir gün kadın, akşam yemeğinden sonra eşini meclise göndermiş. Adam karısını kırmamak için meclise gitmiş. Meclisteki erkekler yırtıcı bir kuştan bahsetmeye başlamışlar. Kuşla ilgili anlatılardan sonra erkek meclisi dağılmış. Herkes evinin yolunu tutmuş. Adam da eve doğru yol almış ama anlatılanlardan o kadar etkilenmiş ki korka korka yürüyormuş. Bir yandan yürüyor bir yandan da:
— Bu kuş ya beni de kaçırırsa, diyormuş.

Adam o vesvese ile zar zor evine ulaşmış. Evine gelip konuşulanları karısına anlatmış. Kadın ise o akşam mecliste bahsedilen kuşu yakalamış. Hemen kocasına:
— O kuşu ben yakaladım. Yarın onu meclise götür. O kadar korktuğunuz kuş bu muydu de! Sonra da kuşu, herkesin önüne bırak, demiş.

Adam yırtıcı kuşla, meclise gitmek istemese de eşini kırmak istememiş. Ertesi gün yemekten sonra adam kuşu da yanına alarak meclise gitmiş. Karısının dediği gibi meclistekilerin önüne yırtıcı kuşu bırakmış. Herkes adamın cesaretine hayran kalmış.

Bir süre sonra meclistekiler, köyün başına bela olan başka bir hayvandan bahsetmeye başlamışlar. Birbirlerine:
— Gece olunca ininden çıkıp köye inen bir pars var. Aman dikkatli olun, demişler.

Meclistekiler biraz daha sohbet ettikten sonra evlerine dağılmışlar. Adam bu sefer de parsın korkusu ile evin yolunu tutmuş. Yolda giderken bir hayvanın yağmurun altında ıslandığını görmüş:
— Bu bizim sıpadır. Hanım dışarı çıktığını görmemiş, diyerek hayvanı omuzlayıp evine götürmüş.

Adam da gücü kuvveti yerinde, iri yarı biriymiş. Evin kapısını çalıp hanımına seslenmiş:
— Hanım kalk! Bizim sıpa dışarıda kalmış, demiş.

Karısı da:
— Ahıra bağla, ondan sonra yat, demiş.

Adam hayvanı ahıra bağlamış. Ertesi sabah kadın, ahıra bakınca kocasının sıpayı değil de parsı bağladığını görmüş. Bu durumu köylülere yaymış. Adamın ünü her yere yayılmış.

Akşam olunca kadın, eşini yine erkek meclisine göndermiş. Adam istemeye istemeye meclise gitmiş. Mecliste bu defa konuşulan köyün başına bela olan bir aslanmış. İçlerinden biri:
— Bu aslan insanların yolunu kesiyor, dikkat etmek gerekir, demiş.

Meclistekiler o akşam pusu kurup bu aslanı yakalamaya karar vermişler. Sonra da evlerine dağılmışlar.
Ertesi gün herkes pusu için bir yer tutmuş. Bu adam da güvenli olsun diye ağaca çıkmış. Hava da çok sıcakmış. Sıcaktan bunalan aslan, gölgelik diye ağacın dibine doğru yürümüş.

Ağaçtaki adam korkudan aslanın üstüne düşmüş. Aslan kaçmaya başlamış. Bizim ki de düşmemek için aslanın kulaklarına tutunmuş. Görenler hayret için de:
— Görüyor musunuz şunun yaptığını? Biz aslana burada pusu kurmuş beklerken o aslanı binek yapmış, kulaklarından tutmuş gidiyor, demişler.

Köylüler adamı yere göğe sığdıramamışlar. Sonra da aslanı çembere alıp yakalamışlar. Adamın ünü yayıldıkça yayılmış. Artık onu tanımayan kalmamış. Onun namı hükümdarın kulağına kadar gitmiş. O sırada hükümdar, savaşa hazırlanıyormuş.

Rakibi çok güçlü olduğu için çok kederliymiş. Bizim adamın namını duyunca onu ordusuna almak istemiş. Askerlerini köye yollamış. Hükümdarın askerleri köye gelip durumu anlatınca adamın dünyası başına yıkılmış. Padişahın emrine karşı koymak olur mu hiç! Durumu eşine anlatıp eşiyle vedalaşmış:
— Hanım! Kuşu sen yakaladın, parsla aslan da şansım yaver gitti. Artık benim kurtulma şansım yok, diyerek eşine sarılmış.

Böylece eşiyle vedalaşan adam, köyünden ayrılmış. Hükümdar bunu büyük bir törenle karşılamış. Hükümdarın tek umudu bu adammış. Adamı alıp atların yanına götürmüş:
— Hangisini almak istiyorsan onu al, demiş.

Adam küçük bir tay seçmiş. Eskiden savaştan önce iki tarafın erleri meydana çıkarmış. Meydandaki mücadeleyi hangi tarafın eri kazanırsa o tarafın padişahı savaşı kazanmış sayılırmış. Bizim adamın tayı, kalabalığı görünce yay gibi fırlamış.

Karşı tarafın askerleri bu duruma bir anlam verememiş. Hızla kendilerine doğru bir savaşçının geldiğini görmüşler, korkuyla sağa sola kaçmaya başlamışlar. Böylece hükümdar, savaşmadan mücadeleyi kazanmış. Adamın şansı bu sefer de yaver gitmiş. Hükümdar mal, mülk, altın ne varsa bu adama hediye etmiş. 

Adamın özgüveni artmış. Köyüne zengin bir şekilde dönmüş. Köyünün ağası olmuş. Ömrünün sonuna kadar köyünü güzel yönetmiş. Karısıyla birlikte mutlu mesut yaşamış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine…"

 

Masalı sesli dinle

Etiketler

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan