Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, nenem kapmış maşayı, babam kapmış köseyi, dolanmışlar hep bir yandan dört bir köşeyi. Geçmiş zamanlarda yaşamış bir horoz varmış. Bu horoz boynuna taktığı çanla her yerde dolanırmış. Bir gün derenin kenarından yürürken bir kavak ağacıyla karşılaşmış. Ağaca seslenmiş: — Eğil kavakcığım eğil, eğil de çanımı sana asayım, demiş. Kavak eğilmiş, horoz da çanını ağaca asmış. Horoz çanını astıktan sonra tekrar çanını kavaktan almak istemiş. Yine kavağa: — Eğil kavakcığım eğil, eğil de çanımı senden alayım, demiş. Bu sefer kavak horozu dinlememiş: — Sen benimle oyun mu oynuyorsun, demiş ve eğilmemiş. Horozun çanı kavakta asılı kalmış. Bu duruma sinirlenen horoz kavağa: — Ben seni kara baltaya şikâyet edeyim de gör! O şimdi gelir seni keser, ben de çanımı geri alırım, demiş. Horoz kara baltanın yanına gitmiş: — Kara balta, kara balta! Ben çanımı kavağa astım ama kavak benim çanımı geri vermiyor. Onu gidip keser misin, demiş. Kara balta da horoza: — Ben burada kararıp duruyorken ne diye gideceğim de kavağı keseceğim, gidemem, demiş. Horoz buna sinirlenmiş. Öfkeyle kara baltaya: — Seni ateşe söyleyeyim de gör! Ateş senin karanlığını ağartır, sen de gidip kavağı kesersin, demiş. Doğruca ateşin yanına gitmiş: — Ateş ateş! Kara baltaya git kavağı kes dedim, o da gidip kavağı kesmedi. Git onu ağart, demiş. Ateş de horoza: — Ben burada alev alev yanıp dururken ne diye gideceğim de kara baltayı ağartacağım, gidemem, demiş. Horoz ateşe de öfkelenmiş: — Ben de seni suya söylerim. Su da seni söndürür, demiş. — Git söyle, demiş ateş de. Horoz suyun yanına gitmiş: — Aman su, canım su! Ateşe kara baltayı ağart dedim ama o gidip ağartmadı, sen de git onu söndür, demiş. — Ben burada şırıl şırıl akarken ne işim var da gideceğim, ateşle de baltayla da uğraşamam ben, demiş. — O zaman ben de seni ineğe söylerim, o da gelir seni içer, demiş. Horoz ineğin yanına gitmiş: — Aman inek, canım inek! Suya gidip ateşi söndür dedim ama su ateşi söndürmedi. Git de çeşmenin suyunu iç, demiş — Ben suyun bir zararını görmedim, burada rahat rahat yatıyorum, istediğini yapamam, demiş. — O zaman ben de seni sahibine söylerim, seni burada rahat durdurmam, demiş. Horoz gitmiş ineğin sahibine seslenmiş: — Git de şu ineği yattığı yerden kaldır, çiftlikte ne var ne yok yiyip duruyor, biraz yaylansın da süt versin, demiş. İneğin sahibi gitmiş ineği yattığı yerden kaldırmış, akşama kadar yürütmüş. İnek de öfkesini sudan çıkarmış. İnek suyu içince su, ateşi söndürmüş. Ateş kara baltayı külüyle ağartmış. Balta kavağı kesmiş. Horoz da çanını alıp boynuna takmış. Tıngır mıngır tıngır mıngır yoluna devam etmiş.
Horoz ve Çanı
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
254 kez okundu ·
❤️ 0 beğeni
Horoz ve Çanı
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Küçük Kardeş ile Dev
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken ben anamın beşiği...
5 dk
5.0
220
1. Sınıf Masalları
Horozun Pazarlığı
Zamanın birinde çok bilgili bir horoz yaşarmış. Bir gün avare avare dolaşırken yaşlı ve yorgun bir kadınla karşılaşmış. ...
5 dk
5.0
200
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan