Horozun Pazarlığı

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 457 kez okundu · ❤️ 2 beğeni
Horozun Pazarlığı

Horozun Pazarlığı

Zamanın birinde çok bilgili bir horoz yaşarmış. Bir gün avare avare dolaşırken yaşlı ve yorgun bir kadınla karşılaşmış. Horoz, kadının telaşlı hâlini görünce demiş ki: — Hayrola nine, ne bu telaşın, bu yağmurlu havada ne arıyorsun? Yaşlı kadın, üzüntülü bir şekilde cevap vermiş: — Ne işim olacak evladım, ekmek pişirmek için çalı çırpı arıyorum ama bir türlü bulamadım. Bu yağmurda fırını da yakamadım. Yakacak bir şeyler arıyorum ama hiçbir şey bulamadım, demiş. Bunun üzerine horoz: — Ben sana yakacak bir şeyler bulurum ama sen de bunun karşılığında bana altı tane ekmek vereceksin. Anlaştık mı, diye sormuş. Yaşlı kadın çaresiz bu teklifi kabul etmek zorunda kalmış. Yaşlı kadın fırının başına gitmiş, horoz da yakacak bir şeyler bulmaya gitmiş. Bir vakit sonra, horoz çalı çırpıyla yaşlı kadının yanına gelmiş. Böylece yaşlı kadın fırını yakıp ekmeklerini pişirmiş. Ekmekleri pişirdikten sonra altı ekmeği horoza vermiş. Horoz ekmekleri alıp oradan uzaklaşmış. Horoz güle oynaya, şarkı söyleye söyleye gidiyormuş. Yolda yürürken bir çobana rastlamış. Çobanın yanına gidip: — Ne yapıyorsun çoban kardeş, demiş. Çoban horoza dönerek: — Ne yapayım karnımı doyurmaya çalışıyorum. Ama ekmek bulamadığım için sütle idare ediyorum, demiş. Bunu öğrenen fırsatçı horoz, hemen çobanla pazarlık yapmaya başlamış: — Çoban kardeş, ben sana ekmek veririm ama sen de bana bunun karşılığında, iki tane koyununu vereceksin, demiş. Bunu duyan çoban, teklife başlangıçta mırın kırın etmiş ama eli mahkûm horozun teklifini kabul etmiş. Horoz ekmekleri çobana vermiş, karşılığında çobanın iki koyununu alıp gitmiş. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, güle oynaya bir köye gelmiş. Köyden davul zurna sesleri geliyormuş. Önce anlam verememiş. Sonra bir bakmış ki gelin, at ve bir topluluk. O sırada düğün olduğunu anlamış. Kesmiş konvoyun önünü. Bağırarak demiş ki: — Ey düğün sahibi! Niye böyle durgunsunuz? Kızınız evleniyor, daha ne istiyorsunuz? Bunu duyan düğün sahibi yavaşça horozun kulağına eğilmiş: — Her şey güzel de misafirlere et yetmiyor, ondan canım sıkıldı, demiş. Horoz: — Canınızı sıkmanıza gerek yok. Ben size iki koyun veririm, siz de bana gelini verirsiniz, demiş. Bu cevaba şaşıran düğün sahibi çaresizce teklifi kabul etmiş. İki koyunu düğün sahibine vermiş, karşılığında gelini almış. Horoz gelinle birlikte oradan uzaklaşmış. Yürümüşler, yürümüşler, bir ormana varmışlar. Ormandaki bir ağacın altında, kaval çalan bir genç görmüş. Horoz gelini alarak gencin yanına gelmiş. Genç, horoz ile kızı yan yana görünce şaşırmış. Birden ayağa kalkmış, demiş ki: — Hayırdır horoz kardeş, burada ne arıyorsun? Horoz: — Buradan geçerken çok güzel bir müzik sesi geliyordu. Ben de dayanamadım, merak ettim, demiş. Genç: — O müzik sesi benim kavalımdan geliyor, diyerek gülümsemiş. Horoz, gence bu kavalı kendisine verip veremeyeceğini sormuş. Genç daha lafa başlamadan horoz: — Ben sana yanımdaki gelini vereyim sen de bana elindeki kavalını ver, demiş. Genç teklifi memnuniyetle kabul etmiş. Horoz kızı gence vermiş, kavalı almış. Sonra kavalı almış eline, başlamış üflemeye: — Üüü ürü üüü üüü, üüü ürü üüü üüü! Birkaç çalıya altı ekmek, Altı ekmeğe iki koyun, iki koyuna bir gelin, bir geline, bir kaval. Üüü ürü üüü üüü, üüü ürü üüü üüü, diyerek kavalıyla oradan ayrılmış. Ömrü boyunca hiçbir şeyin kıymetini bilmeden, eğlence için yaşamış.

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan