Bir varmış, bir yokmuş. Ülkenin birinde, padişahın iki veziri varmış. Genç olan vezir, yaşlı olan veziri çok kıskanırmış. Çünkü padişah onunla arkadaşlık eder, konuşur, güler, eğlenirmiş. Genç vezir de bu duruma çok öfkelenir, padişahın yanında sürekli kendisinin olmasını istermiş. Bu yüzden onları ayırmaya karar vermiş. Bir gün aklına, hain bir fikir gelmiş. Hemen onu uygulamaya başlamış. Hazine kapısının anahtarları hep yaşlı vezirde dururmuş. Bunu bilen genç vezir, yaşlı vezirin yanına sokulmuş ve fark ettirmeden anahtarları almış. Gece olunca, gizlice hazine odasına gitmiş. Hazineden biraz altın çalmış ve bu altınları yaşlı vezirin odasına saklamış. Sabah olduğunda hazineden çalınan altınlar fak edilmiş. Yapılan hırsızlık hemen padişaha ulaştırılmış. Padişah böyle bir hırsızlığın nasıl yapıldığını düşünmeye başlamış. O esnada genç vezir, padişahın yanına yaklaşmış ve sessizce: — Hırsızlığı yapan yaşlı veziriniz padişahım. Onu gece hazine odasından çıkarken gördüm. İnanmazsınız odasını arayın, demiş. Padişah bu duruma çok sinirlenmiş, hemen muhafızlarını yaşlı vezirin odasına göndermiş. Gerçekten altınlar yaşlı vezirin odasından çıkmış. Padişah buna çok üzülmüş, adamlarını yaşlı veziri bulmaları için göndermiş. Yaşlı vezir olanlardan habersiz bir şekilde şehirde dolaşıyormuş. Padişahın adamlarını karşısında görünce çok şaşırmış. Adamlarla giderek padişahın huzuruna çıkmış. Padişah, yaşlı vezirine bir mektup vermiş. Sonra da: — Al bu mektubu, falanca muhafıza ulaştır. Bu çok önemli bir mektup, onu kimseye okutma, demiş. Yaşlı vezir, padişahın odasından çıkınca, genç vezir hemen onun yanına gitmiş. Ona padişahla ne konuştuklarını sormuş. O da, padişahın kendisine verdiği mektubu göstererek, konuşulanları bir bir anlatmış. Genç vezir yaptığı planın işe yaramadığını düşünerek çok sinirlenmiş. Yaşlı vezirin elindeki mektubu aldıktan sonra: — Ben götürürüm, sen yorulma, demiş. Mektubu alıp doğruca muhafıza gitmiş. Muhafız vezirin getirdiği mektubu açıp okumuş. Mektubun içinde, bu mektubu sana getiren kişi hırsızlık yaptı. Suçu ağırdır. Tez zindana atıla, yazıyormuş. Muhafız hemen genç veziri yakalatarak zindana attırmış. Böylece genç vezir, eştiği kuyuya kendisi düşmüş. Kıskançlığının bedelini ağır ödemiş. Korku ile suçunu itiraf etmiş. Olanları duyan padişah, anlamadan hükmettiği için pişman olmuş. Yaşlı vezirinden özür dilemiş. Bu olaydan herkes kendi payına düşeni almış. Yaşlı vezir bir daha kimseye kendinden fazla güvenmemiş, padişah başkasının sözüyle hareket etmemiş, genç vezir de kötülük edenin kötülük bulduğunu anlamış. Eee çocuklar, siz siz olun kimseye kötülük yapmayın. Kim ne ederse kendine eder, döner dolaşır ayağına bulaşır.
İki Vezir
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
331 kez okundu ·
❤️ 1 beğeni
İki Vezir
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Engül ile Şengül
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken babam annemin b...
5 dk
5.0
365
1. Sınıf Masalları
Fakir Kız ile Padişahın Oğlu
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır...
5 dk
5.0
559
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan