Bu masal, klasik iyiliğin ödüllendirilmesi, kötülüğün cezalandırılması, cimrilik, kıskançlık ve hayvan sevgisinin önemi temalarını işleyen, sihirli kedilerin ve Peri Padişahı'nın rol aldığı bir halk hikâyesidir. İki kız kardeşin zıt karakterleri ve kaderleri, hikâyenin dersini oluşturur.
🐈 Merhametli Kardeş ve Kediler Beyi'nin Sandığı
Bir varmış, bir yokmuş. Köyün birinde, evlenip çoluk çocuğa karışmış iki kız kardeş varmış: Biri fakir, alçak gönüllü ve merhametli, diğeri ise zengin, cimri ve kıskançmış.
Kış gelince, fakir kız kardeş çocuklarının üşümesine dayanamamış ve zengin ablasından biraz odun ve ekmek istemeye gitmiş. Cimri abla, hizmetçisine: — Sofradan arta kalanlarla çöp sepetinin yanındaki çöpleri ve odunları verin de götürsün, demiş.
Fakir kadın, ablasının bu davranışına çok üzülmüş. Kocasına: "Keşke yer yarılsaydı da yerin dibine girseydim," derken, pıt diye yerden bir kapak açılmış.
🐱 Kediler Diyarında Gönül Güzelliği
Açılan kapaktan aşağı inen fakir kız kardeş, karşısına çıkan tüm kedilere (siyah kedi, sarı kediler, tekir kediler) büyük bir sevgi ve hayranlıkla yaklaşmış, hepsini sevmiş.
Kediler, kadının iyi niyetini görünce onu Kadife Yastıklar Üzerinde Oturan Bembeyaz Kedi Beyi'nin yanına götürmüşler. Kadın, o bembeyaz kediyi de büyük bir hayranlıkla övmüş.
Kediler Beyi, fakir kadına içi altın, pırlanta, zümrüt ve elmas dolu bir sandık vermiş ve: — Bunu alıp evine çık. Sandıktakileri de kimseye göstermeden aç, bunları ailen için harca, demiş.
Fakir kadın, sandıkla birlikte evine dönmüş ve ailesiyle birlikte zengin ve mutlu bir hayat sürmeye başlamış.
🐍 Kıskanç Ablanın Cezası
Bir süre sonra, yanına uğramayan fakir kardeşini merak eden kıskanç abla, onu görmeye gelmiş. Evdeki altınları, pırlantaları görünce heyecanla olayın sırrını öğrenmiş.
Abla, kardeşinden dilenmeyi gururuna yediremediği için: "Ah, ah! Keşke yer yarılsaydı da, yerin dibine inseydim!" demiş. Birden kapı açılmış ve merdivenlerden aşağı inmiş.
Ancak kıskanç abla, yolda karşılaştığı kedilere kötü davranmış:
- Siyah kediye: "Pis siyah kedi, çabuk uzaklaş!"
- Tekir kedilere: "Sakın bana dokunmayın pire yükleri, pis pis!"
Abla, Kediler Beyi'ne ulaştığında onu da aşağılamış: "Hepiniz mi kediydiniz? Bey dediğiniz de bu muydu, pis şeyler!"
Kediler Beyi, kadına dışı süslü püslü bir sandık vermiş ve onu evine yollamış. Abla, sandığın kardeşininkinden daha güzel olduğunu düşünüp sevinçle evine gelmiş. Sandığı yalnız açtığında ise içinden yılanlar ve çayanlar çıkmış. Abla, korkudan dilini yutmuş ve konuşamaz hâle gelmiş.
🕊️ Pişmanlık ve İyileşme
Fakir kız kardeş, ablasına ne olduğunu öğrenince çok üzülmüş ve tekrar yere yarılması için dua etmiş. Kediler Beyi'nin yanına gidip ağlayarak ablasının affını dilemiş.
Kediler Beyi (Peri Padişahı), kadına gerçeği açıklamış: — Senin ablan, kendinden başka kimseyi sevmiyordu. Hayvanları sevmeyen insan, insanları da sevmez. O, sırf seni küçük düşürmek için buraya geldi ve kötü kalbinin cezasını buldu. Ablan iyi bir insan olup, başkalarını sevmeye başladığı anda konuşmaya da başlayacak.
Küçük kız kardeş, ablasına gidip olanları anlatmış. Kötü kalpli abla, yaptıklarından pişman olmuş. Gönlünü güzelleştirerek hayvanları sevmeye başlamış ve dili açılıp tekrar konuşmaya başlamış.
İyi kalpli kız kardeş ve ailesi, ablasının da düzelmesiyle mutlu, mesut ve huzurlu yaşamışlar.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan