İyiliğin Karşılığı ve Kör Padişah Masalı

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 10 dakika okuma süresi · 383 kez okundu · ❤️ 4 beğeni
İyiliğin Karşılığı ve Kör Padişah Masalı

İyiliğin Karşılığı ve Kör Padişah Masalı

🐟 Altın Balık Masalı: İyiliğin Karşılığı ve Kör Padişah

Bir varmış, bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş. Ülkenin birinde yaşayan ve gözleri kör olan bir padişah varmış. Padişah bir gün oğluyla otururken bir dilenci gelip sadaka istemiş.

Padişah, oğluna dilencinin dünyadan haberlerinin olduğunu söyleyerek, gözlerinin derdine derman olup olmadığını sormasını istemiş. Dilenci, oğlana dermanı söylemiş:

— Denizin içinde altın gibi sapsarı bir balık vardır. Bu balığın tepsi gibi gözleri, lira gibi parıl parıl parıldar. Onu yakalayıp ondan merhem yapın ve padişahımızın gözüne sürün! O zaman gözleri açılır.

Oğlan, dilencinin söylediklerini babasına anlatmış. Padişah, hemen dört bir yana haber salmış ve dünyanın en iyi yüzücülerini sarayına davet etmiş. Padişahın oğlu da atına binip balığı bulmak için yola çıkmış.

Prens'in Merhameti ve Kaçış

Yüzücüler, günlerce yüzmüşler ama balığı bulamamışlar. Oğlan ise kayığa binmiş, oltasını denize atmış. Birden oltasına altın gibi sapsarı, gözleri lira gibi parlayan bir balık çıkmış. Ancak oğlan, balığa kıyamamış ve onu tekrar suya bırakmış.

Yüzücülerden önce eve gelip annesine olanları anlatmış:

— Anne, babamın gözlerini açacak balığı buldum ama balığa kıyamadım, onu geri suya bıraktım. Babam duyarsa bana çok kızar, bana bir çözüm söyle!

Annesi, oğluna üç kese altın vermiş ve onu başka bir memlekete göndermiş. Oğlan atına binip saraydan kaçmış.

Üç Metrelik Dede ve Gelin Adayı

Oğlan giderken önüne üç metre boyunda bir dede çıkmış. Oğlan atından inmiş, dedeye ata binmesini teklif etmiş:

— Dede, dede! Sen ata bin de ben yürüyeyim.

Dede ise: "Ben ata binmem oğul, ben attan ileri giderim. Sen hiç tasalanma," demiş.

Bunlar gitmişler, gitmişler, bir köye misafir olmuşlar. Misafir oldukları evin penceresinden çok güzel bir kız görünüyormuş. Oğlan kızı görmüş ve ona gönlü düşmüş.

Oğlanın sevdalandığını anlayan dede, kızı istemeye gitmiş. Kızın ailesi de, kızın da gönlü olunca, oğlanla kızı evlendirmişler.

Yılanın Tuzağı ve Gerçek Kimlik

Akşam olduğunda herkes uyurken dede nöbet tutmuş. Gece olunca kızın ağzından bir yılan çıkmış. Yılan tam oğlanı sokacağı sırada, dede yılanı öldürerek padişahın oğlunu ve sevdiği kızı kurtarmış. Oğlan, dedeye teşekkür etmiş.

Dede, oğlana: "Seninle biraz deniz kenarında yürüyelim mi evlat? Sana söyleyeceklerim var," demiş.

Bunlar deniz kenarına gittiklerinde, dede oğlana biraz süt vermiş ve konuşmaya başlamış:

— Bunu babanın gözüne sürersen iyileşir. Ben senin denizde tutup bıraktığın sarı balığım. Yaptığın iyilikleri unutmadım.

Dede, birden sarı balığa dönüp denize atlamış ve gözden kaybolmuş.

Mutlu Son ve İyiliğin Karşılığı

Oğlan olanlara çok şaşırsa da, eşini de alıp memleketine dönmüş. Anne babasına yaşadıklarını anlatmış. Padişah, oğlunun getirdiği sütü gözüne sürmüş, birden gözü çıra gibi açılmış!

Mutluluktan havalara uçan padişah, oğlu ile gelinine kırk gün, kırk gece düğün yapmış.

Masalın Öğüdü: İyilik yap, denize at, balık bilmezse halik bilir demişler ama bu sefer yapılan iyiliği balık da bilmiş, padişah da bilmiş.

Gökten üç elma düşmüş, biri bu masalı anlatanın, biri dinleyenlerin, biri de iyilik yolundan gidenlerin başına…

Masalı sesli dinle

Etiketler

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan