Bu masal, klasik bir fabl örneği olup, kendi sınırlarını bilme, yapamayacağı işlere kalkışmama, gereksiz heveslerden kaçınma ve herkesin kendine özgü değerinin/özelliğinin olduğu temalarını işler. Kartalın bilgeliği ve Kaplumbağa'nın son anda kurtarılması, hikâyenin dersini yumuşatır.
🐢 Uçmak İsteyen Kaplumbağa ve Kartalın Uyarısı
Güzel bir yaz sabahı, Kaplumbağa aheste aheste kayalıklara doğru ilerlerken, gökte süzülen Kartal'a seslenmiş. Kaplumbağa, altmış yıldır gerçekleştirmek istediği bir hayalini Kartal'a açmış:
— Kartal kardeş, beni pençelerinin arasına alsan, çok yükseklere çıkartsan, sonra da bıraksan olmaz mı? Ben uçarak yere inerim.
Kartal, Kaplumbağa'yı uyarmış: — Kaplumbağalar uçamazlar, seni oradan yere bırakırsam canından olursun. Bile bile sana zarar veremem.
Ancak Kaplumbağa, bunun hayattaki tek isteği olduğunu söyleyip ısrar etmiş ve uçabileceğine inanmış.
🦅 Kartalın Fedakarlığı ve Büyük Düşüş
Israrlara daha fazla dayanamayan Kartal, Kaplumbağa'yı pençelerinin arasına almış ve onu yeryüzünün görülemeyeceği kadar yükseğe çıkarmış. Kaplumbağa büyük bir mutlulukla: "Beni artık bırakabilirsin!" demiş.
Kartal, Kaplumbağa'yı isteği üzerine bırakmış. Kaplumbağa, kollarını ve ayaklarını kanat gibi çırpsa da uçmayı başaramamış ve hızla yere düşmeye başlamış.
Yaptığı hatanın farkına varsa da artık çok geçmişmiş. Tam Kaplumbağa kayalara çarpmak üzereyken, Kartal şimşek gibi uçarak yetişmiş ve onu havada tutarak kayalıklara çarpmaktan kurtarmış.
💡 Alınan Ders
Korkudan tir tir titreyen Kaplumbağa, Kartal'a sadece teşekkür edebilmiş. O an anlamış ki:
"Kartal uçabilen, balık yüzebilen, tavşan zıplayabilen, kendisi de yavaş ilerleyen bir canlıymış. Herkesin kendine özgü özellikleri varmış."
Kaplumbağa, bir daha kendisine uygun olmayan işlere heveslenip kendini üzmemiş ve yapamayacağı işlere koyulmamış.
Gökten üç elma düşmüş: Biri bu masalı anlatanın, biri dinleyenlerin, biri de kendi özelliklerinin farkında olanların başına…
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan