Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik. Baktım, gördüm bir kurt, bindim kurdun üstüne, vardım Halep yoluna. Aldım elime bir taş, vurdum keçinin sırtına. Ormandaki köylerden birinde, birbirlerini çok seven bir karı koca yaşarmış. Bunların iki tane çocukları varmış. Birinin adı Can, birinin adı da Canan’mış. Baba odunculuk yaparmış. Günlerden bir gün bu baba, ormana odun toplamaya gitmiş. Döndüğünde evinin yandığını ve eşinin öldüğünü görmüş. Adam çok üzülmüş ama elinden bir şey gelmemiş. Evini tamir eden adam, çocuklarıyla yaşamaya başlamış. Bir süre sonra yeniden evlenmiş ama hanımı kocasına: — Çocuklarının olduğu eve girmem, demiş. Bunun üzerine oduncu, çocuklarının ormana odun toplamaya götürmüş. Tepedeki bir ağacın dibine iki çocuğunu bırakmış. Sonra da çocuklarına odun toplamaya gideceğini, kendisini burada beklemelerini söylemiş. Ağacın dalına da iki tane boş kabak asmış. Rüzgâr estikçe bu kabaklar birbirine vurur, ses yapar, çocuklar da korkmaz, diye düşünmüş. Aradan epey bir zaman geçmiş. Çocuklar babaları gelmeyince onu aramaya başlamışlar. Aramışlar taramışlar ama babalarını bulamamışlar. Kaybolduklarını düşünmüşler. Akşam olmak üzereyken rüzgâr çıkmış, rüzgâr kabakları sallamış. Kabaklar takır takır ses çıkarıyormuş. Çocuklar sesin geldiği tarafa gidince daldaki kabakları görmüşler. Can: — Takdadan kabakcık, bizi azdıran babacık, diye söylenmeye, ağlamaya başlamış. Can’ın ağladığını gören Canan da ağlamaya başlamış. Çocukların seslerini işiten kurtlar ve kuşlar, hemen oraya gitmişler. Onların hâllerine üzülmüşler. Kurtlar uluya uluya çocukların başını beklemeye başlamış. Kuşlar da sabaha kadar ötmüşler. Oduncunun evi ile çocukların arasında kanat çırpıp durmuşlar. Köyde herkes kurt seslerinden ve kuşların sürüler hâlinde uçmalarından korkmuş. Kurt seslerini işiten baba, çocukları için endişe etmiş: — İnşallah kurtlar, çocuklarıma bir şey yapmamışlardır, diye söylenmeye başlamış. Baba, sabahı zor etmiş. Sabah erkenden kalkıp çocuklarını aramaya başlamış. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, altı ay bir güz gitmiş. Giderken havadaki kuşları fark etmiş. Onları takip ede ede yürümüş. Bir de bakmış ki bir kurt sürüsü çocuklarının başında beklemekte. Kurtlar babayı görünce çocukların etrafından ayrılmışlar. Can ile Canan’ı gören baba, mutluluktan havalara uçmuş. Çocuklarına sarılıp onları eve getirmiş. Onlardan özür dilemiş. Evlendiği hanımı da baba evine göndermiş. Böylece çocuklar babalarıyla mutlu mesut yaşamaya başlamışlar. Onlar ermiş muratlarına, biz çıkalım kerevetlerine…
Oduncu ile Çocukları
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
678 kez okundu ·
❤️ 4 beğeni
Oduncu ile Çocukları
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Yokluktan Varlığa
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, iki arkadaş varmış, eski bir han içinde. Bu iki arkadaştan biri çok iyi niyetli...
5 dk
5.0
237
1. Sınıf Masalları
Baykuş ile Horoz
Bu masal, Baykuş ile Horoz adlı iki iyi arkadaşın yaşadığı bir köyde geçiyor. Baykuş ile Horoz, her gün birlikte gezer v...
9 dk
5.0
120
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan