Oduncu

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 256 kez okundu · ❤️ 0 beğeni
Oduncu

Oduncu

Bir varmış bir yokmuş. Memleketin birinde odunculuk yaparak geçinen bir adam varmış. Dağlara çıkar, odun keser, onu satarak geçinirmiş. Yine bir gün almış baltasını, odun kesmek için dağa çıkmış. Birden bir koyun sürüsünün koşarak kendisine geldiğini görmüş. Çevreye bakınmış ne çoban varmış ne sürü köpeği. Sürü iyice yaklaşmış. Sürünün az yakınında ise bir çukur varmış. Koyunlardan biri, sürüden ayrılarak çukura düşmüş. Oduncu da belki düşen koyunu kurtarırım, diye çukurun yanına gitmiş. Kuyuya bir bakmış ki ne görsün? Bir tane kör kurt, koyunu yemeğe başlamış. İçinden bak kör kurdun yemeği bile ağzına kadar geliyor, ben niye çabalıyorum? Gidip evde oturayım. Allah büyüktür. Benim rızkım da ayağıma kadar gelir, diye geçirmiş. Hemen baltasını alıp evine dönmüş. Hanımı oduncuya: — Hayrola bey erkencisin? Hiç odun da getirmemişsin. Ne oldu, diye sormuş. O da ormanda gördüklerini hanımına anlatmış: — Ben de bundan sonra evde oturup rızkımı bekleyeceğim. Kör bir kurdun bile yemeği ağzına gidiyorsa bana da gelir, demiş. Hanımı oduncuya kızmış tabii: — Olur mu hiç öyle şey! Boş boş oturmayla ne yiyip içeceğiz, demiş. Ama oduncu kararlıymış. Oturmuş, beklemeye başlamış. Bir gün geçmiş bir şey yok, iki gün geçmiş bir şey yok. Üçüncü gün rüyasında tam karşılarındaki dağın tepesinde altın olduğunu görmüş. Uyandığında dağa gitsem mi, diye içinde geçirse de kendi kendine bu kararından vazgeçmiş. Nasılsa kısmetim ayağıma gelecek, diye içinden geçirmiş. Ama gördüğü rüyasını hanımına anlatırken komşusu da anlatılanlara kulak misafiri olmuş. Rüyada görülenler belki doğrudur, diyerek komşusu dağa çıkmış. Bir küp altın bulan komşu, sevinçle bulduğu küpü eve getirmiş. Hemen küpün ağzını açmış, bir de ne görsün? Altının yerinde bir sürü yılan yavrusu var. Adam korkusundan ne yapacağını şaşırmış. Hemen küpün ağzını kapatmış. Sonra da almış küpü oduncunun bacasından aşağı sallamış. Yılan yavruları ocağa dökülmüş, adam da oradan kaçmış. O sırada oduncunun hanımı bacadan gelen sesleri duymuş. Hemen yerinden kalkarak ocağa doğru yaklaşmış. Yerde parçalanmış küp parçalarıyla birlikte altınları görmüş. Kadın sevinçten bir çığlık koparınca oduncu: — Ne oluyor hanım, diyerek hanımının yanına gelmiş. Altınları gören oduncunun ağzı açık kalmış: — Bak hanım, demiş. Yüce Allah isteyene her şeyi verir. Bizim de ayağımıza geldi kısmet. Şükredelim, demiş. Bundan sonra oduncu ve hanımı altınları hesapsızca harcamışlar. Birkaç yıl içerisinde de altınları bitirmişler. Hazırcılığa da alışmışlar. Yine kısmet ayağımıza gelir, diye beklemişler. Ama asla kısmet bir daha ayaklarına gelmemiş. Bir süre sonra oduncu hanımına: — Biz hata yaptık. Çalışıp helalinden harcamak her şeyden güzelken hazırcılığa konduk. Bundan sonra çalışıp kendi kazandıklarımızı harcayalım, demiş. Karı koca hazıra dağın bile dayanmayacağını, emeksiz yemeğin bereketinin bile olmayacağını anlamışlar. En güzel kazancın alın teriyle kazanıldığını fark etmişler. Geri kalan haytalarını sadece kendi kazandıklarını harcayarak ve emek harcayarak geçirmişler. Bu masal burada bitmiş. Gökten üç elma düşmüş, biri söyleyene, biri dinleyenlere, biri de hayatını alın teriyle kazananların başına…

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan