Padişahın Berberi

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 392 kez okundu · ❤️ 0 beğeni
Padişahın Berberi

Padişahın Berberi

Bir varmış, bir yokmuş. Zamanın birinde bir padişah yaşarmış. Bu padişah ülkesini çok sever, halkına faydalı olacak işler yaparmış. Bu ülkede herkes eşitmiş, adalet, huzur ve mutluluk varmış. Ancak ülkenin padişahı kelmiş. Kel olduğu için de kendisini hiç beğenmezmiş. Kimsenin de onu gerçekten beğenebileceğine inanmazmış. Padişahın annesi oğlunun mutsuzluğuna çok üzülürmüş. Onu her hâliyle beğenebilecek birinin olacağını söylese de padişah buna inanmazmış. Padişahın kel olduğunu annesi ile sarayda çalışan berberinden başka kimse bilmezmiş. Padişahın berberi bir gün ölmüş. Padişah vezirlerine: — Bana yeni bir berber bulun, demiş. Vezirler buldukları berberi padişahın huzuruna getirmişler. Berber önce padişahın sakallarını tıraş etmiş. Sonra da: — Şimdi sıra saçlarınıza geldi padişahım, demiş. Ama berber bir bakmış ki padişahın saçı yok! Padişah bu berberi tembih etmiş: — Benim kel olduğumu asla kimseye söylemeyeceksin, söylersen seni zindana attırırım, demiş. Berber de: — Tamam padişahım, hiç merak etmeyin, kimseye söylemem, demiş. Berber, padişahın saçını tıraş eder gibi yaptıktan sonra saraydan ayrılmış. Ancak içinde tuttuğu sır, onu rahatsız etmeye başlamış. Ama padişaha verdiği sözü de tutmak zorundaymış. Bir gün yolda yürürken berberin karşısına bir kuyu çıkmış. Berber kuyuya doğru eğilmiş ve avazı çıktığı kadar: — Padişahın başı kel, padişahın başı kel, padişahın başı keeeel, diye bağırmış. Böylece berber, içindekileri kuyuya haykırarak rahatlamış ve evine gitmiş. Aradan biraz zaman geçmiş, bir çoban koyunlarını sulamak için kuyunun başına gelmiş. Kuyudan su çekerken, kuyuda biten kamışı görmüş. Kamış o kadar uzamış ki çoban bu kamıştan kesip bir kaval yapmaya karar vermiş. Kamışı kesip kaval yapmış. Kavalı çaldıkça kavaldan, padişahın başı kel, diye bir ses çıkıyormuş. Kısa sürede kavalın çıkardığı bu sesler yayılmış. Bu durum padişahın kulaklarına kadar gitmiş. Padişah sırrının çığlık gibi dilden dile dolaştığını görünce hemen vezirlerine: — Derhal bana berberimi getirin, demiş. Vezirler, berberi bularak getirmişler. Padişah ona: — Sana kel olduğumu kimseye söylemeyeceksin, yoksa seni zindana attırırım demedim mi? Bunu neden söyledin, demiş. Berber olanları bir bir anlatmış: — Padişahım sözümü tuttum, kimseye de bir şey söylemedim ancak rahatlamak için bulduğum boş bir kuyuya bunu anlattım, demiş. Berber böyle deyince padişah vezirlerine kavalın sahibini bulup getirmelerini söylemiş. Çobanı bulup padişahın huzuruna çıkartmışlar. Padişah ondan kavalını çalmasını istemiş. Kaval gerçekten de padişahın başı kel, diye çalıyormuş. Padişah çobana bu kavalı nereden aldığını sormuş. Çoban başından geçenleri anlatmış. Padişah, berber doğru söylese de onu zindana attırmış. Çobandan da kavalını kendisine satmasını istemiş. Çoban kavalı padişaha satmış ama bu durum padişahı çok üzmüş. Olanları işiten berberin kız kardeşi, padişahla görüşmek için saraya gelmiş. Huzura çıkıp: — Padişahım siz bu ülkenin başına gelebilecek en iyi yöneticisiniz. Her zaman haklının hakkını gözetir, adaletli davranır, halkınıza hizmet edersiniz. Yüreğinizin güzelliğini sadece ben değil, bütün halk bilir ama şimdi haksızlık ediyorsunuz. Sizin kel olmanız, değerinizden bir şey kaybettirmez. Her insanın farklı farklı özellikleri ve eksikleri vardır. Onları değerli kılan da bu özellikleridir. Benim abimden başka bu hayatta kimsem yok, lütfen abimi zindandan bırakın. Abim size verdiği sözü tutmuş, her olan da bir hayır vardır, demiş. Hiçbir genç kızın kendisini beğenmeyeceğini düşünen padişah, duydukları karşısında çok etkilenmiş. Huzuruna çıkarak konuşan bu cesur ve bilge kızı çok beğenmiş. Genç kız da padişahı beğenmiş ama söyleyemeden evine gitmiş. Padişah adamlarına emir vermiş: — Derhal berberimi huzuruma getirin, demiş. Berberi huzura getirmişler. Berber padişahın kendisine kızacağını düşünmüş ama padişah berberine: — Kız kardeşin bana hayatımın dersini verdi. Sen de bana her olan da bir hayır olduğunu öğrettin. Ben kendime zulmetmiş ve yıllarca kendimi yanlış bir düşünceye hapsetmişim. Gerçek zindan, düşüncelerimdeymiş. Seni serbest bırakıyorum, bununla birlikte eğer kardeşin de kabul ederse kız kardeşinle de evlenmek istiyorum, demiş. Duyduklarına çok şaşıran berber, padişahtan müsaade isteyip kardeşinin yanına gelmiş, Olanları anlatmış. Genç kız mahcup bir edayla ağabeyine padişahı çok beğendiğini söylemiş. Davullar çalınmış, çadırlar çekilmiş, düğün alayı kurulup halaylar çekilmiş, adil padişahın mutsuzluğu böylece sona ermiş. O günden sonra padişah, kel başını daha çok sevmiş. Onlar ermiş muradına, darısı tüm sevenlerin başına…

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan