⚖️ Padişahın Sınavı Masalı: Doğruluktan Yana Olan Genç
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ülkenin birinde çok zeki, adaletli ve halkı tarafından sevilen bir padişah yaşarmış. Bu padişahın da kendi gibi akıllı, adaletli ve dünyalar güzeli bir kızı varmış.
Padişah, kızını evlendirmeye karar vermiş ancak onu ailesine yakışır, düzgün biriyle evlendirmek istiyormuş. Kızına evlilik yaşının geldiğini söylediğinde, kızı: "Sen kimi uygun görürsen babacığım," diye cevap vermiş. Oysa kızın gönlünde biri varmış ama babasının en doğru kararı vereceğine inanarak beklemiş.
Marifetler Yarışması
Padişah dört bir yana haber salmış. Kızıyla evlenmek isteyen, kendine güvenen gençleri çağırtmış ve hepsini bir sınava tabi tutacağını duyurmuş. Ülkenin dört bir yanından yüzlerce genç gelmiş.
Padişah, huzuruna gelen her gence tek tek sormuş: "Söyle bakalım delikanlı, marifetlerin nelerdir?"
- İlk gelen genç: "Çok güçlüyüm padişahım. En ağır şeyleri kaldırabilirim, bütün düşmanları devirebilirim."
- İkinci genç: "Ben çok hızlı koşarım padişahım. Dakikalar içerisinde çok uzak mesafelere gidebilirim."
- Üçüncü genç: "Ben çok zenginim padişahım. Kızınızı çok rahat yaşatırım, buradaki rahatlığını aratmam."
- Diğer gençler ise sırayla "çok iyi kılıç kullanırım" ya da "çok zekiyim" gibi marifetlerini sıralamışlar.
Padişah, yüzlerce genci dinledikten sonra hayal kırıklığına uğramış. Kızına yaraşır kimseyi bulamamış.
Yoksul Gencin Doğruluğu
Ümitsizce en son kalan genci de yanına çağırtmış ve ona da aynı soruyu sormuş: "Söyle bakalım delikanlı, marifetlerin nelerdir?"
Zavallı genç, yoksul bir ailenin çocuğuymuş. Padişahın kendisini seçmeyeceğini düşünse de şansını denemek istemiş:
— Padişahım, ben yoksul bir ailenin çocuğuyum. Malım mülküm yoktur. Marifetlerimi söyleyeyim: Bana doğru söz söylemeyi öğretti ailem. Her koşulda dürüst ol, doğruluktan şaşma diye beni tembihledi. Bu yüzden çevremdeki herkes beni doğruluğumla tanır.
— Bir de ailem bana sevdiklerimin kıymetini bilmeyi, saygıda kusur etmemeyi, onları üzmemeyi, kalp kırmamayı, bilmeden kırarsam da gönül almayı öğrettiler. Yüreğin sevilsin evlat, bileğin değil, derdi hep babam. Onlardan bana bir küçük ev, beş tavuk, iki de koyun kalmıştır. Geçimimi bu hayvanlardan sağlarım.
Padişah, genci bir sınavdan daha geçirmiş: "Kızım için evini istesem verir misin?"
Genç adamın cevabı çok etkileyici olmuş:
— Canımı isterseniz veririm padişahım ama atamın emanetini veremem.
Gerçek Marifet ve Kavuşma
Padişah, gencin bu sözlerinden çok etkilenmiş. Ardından, kızını isteyen diğer gençlerin peşine adam salmış. Hepsini takip ettirtmiş ve görmüş ki, ne güçlü olan güçlü, ne hızlı olan hızlı; hepsi kendilerini abartarak anlatmış. Sadece bu yoksul gencin söylediklerinin hepsi doğruymuş.
Padişah, kızının yanına gitmiş ve olanları anlatmış. Daha babasının sözleri bitmeden genç kız ağlamaya başlamış. Padişah, kızının yanlış birini sevdiğini düşünüp üzülerek sormuş: "Ne oldu kızım, neden ağlarsın?"
Padişahın kızı cevap vermiş:
— Babacığım, o bahsettiğin genci ben çok seviyorum ama onu ailemize uygun görmezsin diye sana diyemedim. Sen en doğru seçimi yaparsın diye onu bir de senin değerlendirmeni istedim. Görüyorum ki onu sen de sevmişsin. Bu durum beni çok mutlu etti. Mutluluktan ağlarım!
Padişah, kızının gönlünün de seçtiği gençte olduğunu duyunca çok sevinmiş. Hemen sarayına genç adamı çağırtmış.
Kırk gün kırk gece düğün yapılmış. Gökten üç elma düşmüş. Biri sizin, biri benim, biri de doğruluktan yana olan gencin, padişahın ve kızının olmuş.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan