Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarlarda içinde yaşayanların mutlu olduğu bir ülke varmış. Bu ülkede ceylan, kaplumbağa, karga ve fare hep birlikte yaşarmış. Onların dostluğuna herkes imrenerek bakarmış. Ormanın içinde kendilerine bir ev yapmışlar, yedikleri içtikleri hiç ayrı olmazmış. Fare bir gün yemeği hazırlamış arkadaşlarına seslenmiş. O esnada da ceylan çayırda oynuyormuş, hâlinden de çok mutluymuş. Birden bir avcı, köpeğini ceylanın peşine takmış. Ceylan kaçmış, onlar kovalamış, ceylan kaçmış onlar kovalamış. Sofrayı hazırlayan fare ceylanın sofrada olmadığını görünce: —Neden bugün üç kişiyiz, ceylan arkadaşımız bizi unuttu mu dersiniz, demiş. Kaplumbağa da: —Unutmaz. Belki de başı derttedir ceylanın. Karga gibi kanatlarım olaydı, uçar dolanırdım çayırları, yardımına koşardım, demiş. Bunu duyan karga, evden çıkmış kanatlarını çırparak havalanmış ve ceylanı aramaya başlamış. Bir de ne görsün! Ceylan ormanda bir tuzağa düşmemiş mi? Ceylan kendini ağlardan kurtarmak için çırpınıp duruyormuş. Karga hemen dostlarına haber vermiş. Üçü birden düşünüp bir sonuca varmışlar. Kaplumbağaya yavaş hareket ettiği için evi bekleme görevini vermişler, diğer ikisi de ceylanı aramaya başlamış. Fare ile karga anında dostlarını kurtarmak için fırlamışlar. Kaplumbağa evde kalmış kalmasına ama aklı hep dostlarındaymış. Sonunda kaplumbağa da dayanamamış, faydalı olma umuduyla yola çıkmış. Bir süre sonra dostlarının yanına gelmiş. Fare ağları kemirmiş. Sonra hepsi oradan ayrılmış. Avcı ağları parçalanmış, tuzağı da bomboş görünce sinirden küplere binmiş. Öfke ile etrafına bakınmış, o esnada da kaplumbağayı görmüş. Hızla kaplumbağayı alarak çantasına koymuş. Ardından da: — Ceylan bir başka güne kalsın, bugünlük bununla idare edelim, demiş. Karga olan bitenleri yukarıdan görüyormuş. Hızla uçmuş ve gördüklerinin hepsini ceylan ile fareye anlatmış. Üçü bir araya gelip dostlarını nasıl kurtaracaklarını düşünmüşler. Sonunda bir yol bulmuşlar. Ceylan, avcının önüne çıkıp kendini göstermiş. Ceylanı karşısında gören avcı, hemen onun peşine düşmüş. Avcı kovalamış, ceylan koşmuş, avcı kovalamış ceylan koşmuş, derken sonunda avcı yorulup sırtındaki çantayı yere atmış. Fare de tam bu anı bekliyormuş. Koşarak çantayı kemirmeye başlamış. Zavallı kaplumbağacık böylece çantadan kurtulmuş. Onlar ermiş muradına, avcı dönmüş bomboş evine.
Sevimli Dostlar
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
467 kez okundu ·
❤️ 2 beğeni
Sevimli Dostlar
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Akılsız Padişah ve Genç
Bir ülkede bir padişah varmış. Bu padişah nedense yaşlılara düşmanmış. Yaşı ilerleyenin, saçı sakalı beyazlayanın sonu g...
5 dk
5.0
335
1. Sınıf Masalları
Altın Yumurtlayan Tavuk
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir tane adam varmış. Bu adamın bir de horozu varmış. B...
5 dk
5.0
462
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan