Yalancı ile Padişah 👑
Bir varmış, bir yokmuş. İnsanoğlu, dağdan taştan çokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellâl iken, eşek berber iken, pire pehlivan iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bir ülkede eğlenceyi seven bir padişah varmış. Bu padişah yalancı adamların sözünü dinlemek ve eğlenmek için tellal çağırtmış. Padişah, tellallara:
— Kim duyulmamış üç yalan söylerse ben ona istediği mükâfatı vereceğim. Fakat kim duyulmuş yalan söylerse onu cezalandıracağım. Bunu halkıma duyurun, demiş.
Tellalları duyan yalancılar, padişahtan nasıl olsa bir şey koparırız, diye toplanmışlar. On kişi, yirmi kişi toplanıp gelmişler. Padişahın huzuruna çıkmışlar. Bunların başkanı padişahın huzuruna çıkmış, vezir vüzera da orada toplanmış.
Padişah, huzura çıkan başkana:
— Söyle bakalım oğlum, bir duyulmamış yalan söyle, demiş.
Yalancı genç:
— Padişahım! Babam çok zengindi. Yumurtayı değirmenin teknelerine koyardık, değirmen döndüğü zaman bir taraftan horoz, bir taraftan ferik* çıkardı. Her taraf tavukla dolardı, demiş.
Padişah, vezir vüzeraya sormuş:
— Bu yalanları daha önce hiç duydunuz mu, demiş.
Vezirler:
— Hayır, padişahım hiç duymadık, demişler.
Yalancı devam etmiş:
— Babamın her tarafı tavukla cücükle doldu. Mesleği değiştirelim, dedi. Bu defa biz köylerden yün topladık, yünü develer ile getirdik, değirmenin teknelerine koyduk. Değirmen döndüğü zaman bir taraftan halı, bir taraftan kilim çıkıyordu, demiş.
Padişah, vezir vüzeraya tekrar sormuş:
— Peki, bu yalanları daha önce hiç duydunuz mu, demiş.
Vezirler:
— Hayır, padişahım hiç duymadık, demişler.
Yalancı gittikten sonra padişah, vezire vüzeraya demiş ki:
— Bu yalancı beni yenecek. Siz ne söylerse söylesin duyduk deyin, demiş.
Bütün vezir vüzera toplanmışlar. Padişah, yalancı gence:
— Oğlum gel bakalım, son yalanını da söyle, demiş.
— Padişahım! Senin baban öyle perişan duruma düşmüştü ki geldi babamgilden iki deve yükü altın götürdü. Baban o borcunu geri ödemeden öldü, demiş.
Padişah, vezir vüzeraya dönüp:
— Bunu daha önce duydunuz mu, demiş.
Hepsi:
— Duyduk padişahım, demişler.
Yalancı hemen:
— Padişahım o zaman ben o altınları geri istiyorum, demiş.
Böylece yalancı ceza almaktan kurtulmuş. Padişah da yalan söyleterek eğlenmenin kötülüğünün farkına varmış. Yalanla hiçbir zaman bir yere varılamayacağını anlamış. Bir daha da insanlara yalan söyleterek eğlenmemiş. Eğlencelerin de faydalı ve güzel olanını seçmiş.
*ferik: Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan