Boğa, Tilki ve Aslan

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 201 kez okundu · ❤️ 1 beğeni
Boğa, Tilki ve Aslan

Boğa, Tilki ve Aslan

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ormanın derinliklerinde bir aslan yaşarmış. Bu aslan yaşlanmış, gücü takati kalmamış. Aslan, ormanların kralıymış ama yaşlandığı için artık avının peşinden koşamaz olmuş. Aslan bir gün, ormanda gezerken tilkiyi görmüş. Ona: — Tilki kardeş, nereye gidiyorsun böyle, diye sormuş. Tilki: — Kralım, acıktığım için ava gidiyorum, demiş. Aslan: — Ben de bir şeyler yemedim, bana da bir şeyler getir, demiş. Tilki: — Kralım benim yapabileceğim midem kadardır. Ben bir köye giderim, bir horoz avlarım ağıldan. Bu, benim bir günümü karşılar fakat senin için en az bir öküz avlamak gerekir. Benim gücüm seni doyurmaya yetmez, demiş. Aslan: — Senin kuvvetin yok ama kurnazlığın çok. Avlanacak çok yol, yöntem bilirsin. Yöntemlerini dene, bana da bir şeyler getir, demiş. Tilki düşünmüş, taşınmış: — Gerçekten de doğru söylüyorsun, demiş. Tilki ile aslanın yaşadıkları yaylada, yabani bir boğa varmış. Tilki gücünü kullanarak bu boğayı asla getiremeyeceğini biliyormuş ancak boğayı kandırarak aslana getirebilirmiş. Tilki, aslana: — Sana bir planımdan bahsedeceğim. Bu planı iyi dinle ve hazırlıklı ol ki boğayı elinin altına getirdiğimde onu avlamaya gücün yetsin. Belki benim payıma da bir şeyler düşer, demiş. Aslan: — Peki, ne yapacaksın? Anlat bakalım planını, demiş. Tilki: — Kendini beğenmiş yabani bir boğa var yaylada. Ona senin koltuğunu teklif edeceğim. Onu böylece elinin altına getireceğim. Fakat sen sakın acele etme. Boğa iyice sana yaklaşıp elinin altına geldikten sonra onu yakala ve öyle ye. Ancak bu kurnaz fikirle onu sana getirebilirim, demiş. Aslan: — Tamam, hazırım, senin gelmeni bekliyorum, demiş. Tilki yaylalara doğru gitmiş. Yabani boğa da oradaymış. Boğanın sesi, yaylada yankılanıyormuş. Tilki gidip boğaya selam vermiş: — Selamünaleyküm. — Aleykümselam. Tilki şikâyete başlamış. Boğa: — Hayırdır tilki kardeş, ben sana ne yaptım, demiş. Tilki: — Günlerdir, haftalardır seni arıyorum, demiş. Boğa: — Hayırdır? Ne olmuş da beni arıyorsun, demiş. Tilki: — Kralımız aslan bana bir görev verdi. Benden sonra kral olacak kişiyi benim seçmemi istedi. Ben de düşündüm senden başka o koltuğu doldurabilecek birinin olamayacağına karar verdim. Sen tam da aslanın yerine geçebilecek birisin, demiş. Boğa bu sözlerin ardından iyice kendisini beğenmiş, göğsünü germiş: — Doğru söylüyorsun, benden daha iyisi mi var, demiş. İnsan iki şeye kanar: ya maddiyata ya da makama. Bu da makama kanmış, tilkinin peşine düşmüş. Aslanın yaşadığı mağaranın önüne gelmişler. Aslan mağarada bekliyormuş. Tilki önde boğa arkada mağaraya girmişler. İhtiyar aslan, ilk hamlede gücünün yetmeyeceğini düşünmüş. Üstün bir konumda saldırıp boğayı yere sermek istiyormuş ama acele etmiş. Boğa daha eğilmeden aslan, gözünü karartıp boğaya saldırmış. Fakat boğa hızlı davranmış hemen oradan kaçarak uzaklaşmış. Ne aslan boğayı avlayabilmiş ne de tilkinin beklentileri karşılanabilmiş. Aslanın lokması elinden kaçmış. İkisi de mağdur olmuş. Aslan: — Tilki bu nasıl oldu, demiş. Tilki: — Nasıl olacak, sen sabretmedin ki. Sabredecektin, boğa da senin gelip önünde oturacaktı. Uygun bir anda kulağına bir şeyler söyleyecekmiş gibi yapıp sonra onu yakalayacaktın. Sen birden saldırdın, onu böyle yakalayamazsın, demiş. Aslan: — Haklısın, acele etmekle hata ettim, demiş. Tilki: — Ben bir daha boğanın yanına gideceğim, eğer getirebilirsem sen dediğimi yap. Bu sefer de onu elinden kaçırırsan artık tilki olarak dediklerini yapmayacağım, demiş. Tilki, tekrar düşmüş yola. Gitmiş yaylaya doğru, boğa da orada otlanıyormuş. Hemen seslenmiş: — Boğa kardeş, boğa kardeş! — Neden geldin, demiş boğa. Tilki: — Seni çağırmaya geldim, demiş. Boğa: — Hadi oradan, beni kandırdın. Aslan sana makamını teslim edecek dedin. Ama aslanın gazabına uğradım, demiş. Tilki: — Kralların makamını teslim edecekleri kişiyi çok sevmeleri gerekir. Sen birini sevmezsen makamını ona teslim eder misin, demiş. Boğa: — Yok, etmem, demiş. Tilki: — Aslan seni çok sevdi, senden çok hoşlandı. Sana sarılacaktı. Sen geldiğinde yanına yaklaşarak seni karşıladı, sana yer verecekti. Sen yerini alacaktın ama sen durmadın, gittin, acele ettin. Aslan, boğa olmazsa bu makamı kimseye emanet etmem, ben artık gidiciyim, bu âlemi yönetemem ancak boğaya teslim edersem içim rahat olacak dedi, demiş. Boğa: — Öyle mi? Bilmiyordum, demiş. Tilki: — Öyle. O seni affedene kadar, sen diz çöküp ona saygı göstereceksin, demiş. Boğa: — İyi bakalım, demiş. Kalkmış bir daha tilkinin peşine düşmüş. Birlikte mağaraya girmişler. Tilki: — Ellerini bırak, diz çök, demiş. Boğa, aslanın önünde diz çöktükten sonra: — Ben geldim kralım, demiş. Aslan da fırsatını bulunca boğayı avlamış. Sonra tikliye dönüp: — Tilki, demiş. — Efendim, kralım. — Sence bu boğanın yüreği var mıydı, demiş. Tilki: — Neden sordunuz kralım, demiş. Aslan: — Ben göremedim de, demiş. Tilki: — Yüreği var ama aklı yok, aklı olsaydı ikinci kez yanınıza gelmezdi, demiş. Böylece tilki, akıl gücünün fiziki güçten daha değerli olduğunu aslana anlatmış.

Masalı sesli dinle

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan