Kendi Masalını Yazan Çocuk

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 30 dakika okuma süresi · 56 kez okundu · ❤️ 0 beğeni
Kendi Masalını Yazan Çocuk

Kendi Masalını Yazan Çocuk

Kendi masalını yazan çocuk

İzmir'deki ilkokulunda, 4-B'deki sınıfında yaşadığı şeylere anlam veremeyen bir çocuk varmış.

Çocuk çok sevilirmiş. Ailesi sever, arkadaşları sever, öğretmenleri sever, kantindeki işleri yapan kadın bile onu çok severmiş. Kimseyle bir derdinin olmadığı bir gün, bir derd-i edinmiş ve eşit paylaşmaya özen gösterdiği, yer, gök ve gül adında bir rüyada gibiymiş. Garipsemiş çocuk yaşadığı şeyi. Anlamlı bulamamış ve değerlendirmeleri hep kendi içinde tutmayı tercih edermiş. 

Bir gün düşünceleri onu çok güzel yükseltmiş. bir gün öğretmen sınıfta masal6.com'dan Kırmızı Başlıklı Sincap masalını okuturken, aklına harika bir fikir gelmiş. Demiş ki: Kendi Masalımı Yazmak İstiyorum

Sonra düşünmüş: insan kendi masalında kendini mi anlatır, yoksa masal nasılsa diyip bir hikaye mi uydurur? İşte Oğulcan Uzaya Gidiyor masalı da var arkadaşının evinde doğum gününde annesi almış. Bu da masal ama çocuğun aradığı masal uydurmacalı değilmiş çünkü çocuk dünyasını severmiş ve bilirmiş, dünya kocamandır ve karpuzlar kimi zaman çürük çıkabilir, bu onu karpuz sevmekten alıkoymazmış.

Padişah olsun diye karar vermiş, hem kendini hissettiği haklı gururunda hem de kestiremediği bir şeylerin büyüklüklerine gönderme yapmak istercesine. Ben büyüyünce Padişah olucam demiş annesine bir gün, öyle söylediler sınıfta. Padişahın hakkını hayal etmiş bizim çocuk ve tahtında huzursuzca kıpırdanmış.

Gerçekten de çocuk geçmişte bir zamanda bir padişahı yaşamış ama kendisi değil ona çok yakını olarak bir bir gözlemlemiş. Nasılını o da bilmezmiş, gerçekleri göremezmiş çünkü diye içimsedi padişahı izlediği yılları ve zaman zamanların haklılıklarını. Kapıyı çarpacak ve çıkacakmış babasının karşısına diye düşünürmüş.

Kendi masalını yazan çocuk o an kararını vermiş. Olay çok belirli, nasıl girişilir, nasıl gelişilir, nasıl sonuçlar bunlar böyle diye bir bir bağrına basacağı harika hikayeler yaratmak istemiş ve padişahı isimlendirmiş.

Padişah Haklı Dada Masalı

Sevgim aklımı tutsak etmesin ki, kurtulduğumu zannettiğim düşüncesizce şeylerden bir güne uyandım, ben padişahtım. Ülkem var benim, ne ülkesi imparatorluğum var. Başka ortağım da yok, hepsi benim. 

Neyle uyansam acaba diye mırıldandım yatakta. Aklımda bir süredir yalanlar vardı, birilerinden çok iyi yalanlar duyup inanmayalı çook uzun zamanlar olmuştu. Her yalanı yakalar, her imkanı değerlendirenin, düşüncesini düşünmeye başladığı anda bilirdim çünkü ben her şeyiydim sahibiyetimin. Tuhaf bir seçim yapmak istedi padişah o sabah... Bana en iyi yalanı söyleyene kızımı vereceğim diye düşünmüş. Nasılsa bir sürü eşinden bir sürü kızı varmış. Prenseslerin tümünün de keyfi pek yerindeymiş, kimilerinin de zaten gelmiş evlilik çağı... Güzel sözlüler, cesur askerler ve akıllı devlet adamları vardı prenseslerin çevresinde de kızları yüz vermezmiş. Hangi zenginlik babalarının sahipliğinden daha büyük olabilirdi ki diye bilirlermiş.

Padişah kızlarına bir şey söylemeden kalkmış ve usul usul vezirini çağırıp durumu bir bir anlatmış.

Bana en iyi yalanı söyleyip beni hiç olmayacak bir şeye ikna edecek olana kızımı vereceğim demiş. Vezir şaşırmış ve demiş ki: Ya kazanan kadın olursa? Padişah sanki bunu daha önceden düşünmüş gibi yerinden kalkıp olur mu bre tabi ki sadece adamlar katılır demiş. Bir kadın tarafından bir yalana ikna edilebilir olabileceği fikrine çok yükselmiş, biraz da kızarcasına kızarmış ve "daha ne olduğunu bile anlamadan elmayı oğluna fırlatan adamı hatırlıyor musun Vezirim" demiş... Vezir afallamış... Aklında Padişahın küçük kızı varmış çünkü ve küçük prensesin yüzünün kızarmasından çok hoşlanırmış. Vezir duruma cesaret edip, ben size büyük bir yalan söyleyebilirim demiş. 

Padişah susmuş, gözleri odaklanmış büyümüş, derin derin bakmış vezire. Demek sen bana bir yalanı kolayca söyleyebilirsin ha vezirim diye iç geçirmiş ama dışına bir şey dememiş. Akıllı adamdır padişah, veziri de iyidir ama işte "arzuları mantığını ele geçirmiş" diye düşünerek vezire bakan padişah demiş ki:

Eyvaah o zaman ben beni kandıracak başka birini bulamayacağım hatta hiç aramayacağım bile çünkü ya beni kandırırsan o zaman ne olacak diye sormuş? Diğerleri de gelsin hep beraber söyleyin tüm yalanlarınızı diye emrini vermiş. Vezir kaftanının etekleri yere değe değe padişahının huzurundan ayrılıp durumu komutanlarına iletmiş. Komutanlar askerlere, askerler köylülere bir bir bağırmış. Duyan duymayana anlatmış derken saray bayram yerine dönmüş.

Padişah bırakın gelsinler diye buyurunca, duyduğu gibi atını koşa koşa saraya ilk gelen komedyen olduğunu zanneden, ince bıyıklı bir adam içeri girmiş. Padişah demiş ki: Anlat... Bana bir yalan söyle.

"Veziriniz kraliçeden hoşlanıyor ama küçük kızınıza aşık..." birden aklına böyle bir yalan söylemek gelmiş adamın ve komik olmasını beklediği bir anı aşırı ciddi bir momentuma dönüştürünce, saraydaki ortamı buz kesmiş. Padişah... n...neee??? diyorsun oğlum sen? Eceline mi susadın sen demiş. Hah hah hah ilahi padişahım bu densize mi inanıyorsunuz diye konuya girmiş vezir. Padişah yeniden irkilmiş... Vezir bir şey gizliyor olduğu için durumu şakaya vurup işin içinden çıkmaya çalışıyor diye bilmiş, olabileceğine ihtimal verip, komik olmaya çalışan ama dramatik zamanlar yaratan adama bir kese altın verip göndermiş.

Sıradaki gelsin demiş...

Sıradaki gelince padişaha bakmış, vezire bakmış demiş ki: Vezirin sana bir sır verecek ve bu sırla toprakların en az 3 kere daha büyüyecek, o kadar büyük imparatorluğun olacak. 

Padişah durumu düşünmüş. Yalan söyleyin diye çağırdığı halkının ağzından dökülenleri bir bir tanımış. Onun huzurunda onun veziri hakkında onun köylüsü böyle böyle diyordu... Yarışmayı sonlandırdı ve son gelen adamın kafasını vurdurdu. Her ağzına geleni her aklından geçeni bir bir söylersen böyle olur diye cezalandırdığı veziri de mahzene kapatıp aç bırakmış. Üzgünmüş vezir, halbusi tek derdi prensesi çok sevmekmiş... Padişah bunu çok farklı değerlendirmiş, padişah her şeyi çok yalnış değerlendirmiş. Evet bir şey gizliyordum demiş vezir ama Sultanla ne işim olur, o benim haddim mi diye içerlenmiş... 

Masalı sesli dinle

Etiketler

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan