Padişah ve İhtiyar Köylü

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 12 dakika okuma süresi · 301 kez okundu · ❤️ 0 beğeni
Padişah ve İhtiyar Köylü

Padişah ve İhtiyar Köylü

👑 Padişah ve İhtiyar Köylü: Bilmecelerle Dolu Sohbet

Vakti zamanında, bir hükümdar, yanına baş vezirini de alarak kırlarda gezinmeye çıkmış. Kırlarda dolaşırken karşılarına çift süren ihtiyar bir köylü çıkmış. Padişah ile köylü hemen sohbete başlamışlar.

Padişah: — Selamünaleyküm toprak deviren, demiş.

Çiftçi: — Aleykümselam, dünya deviren, diye karşılık vermiş.

Sohbet, anlamı derin bilmecelerle ilerlemiş:

Padişah: — İhtiyar, uzakla yakınla aran nasıl?

Köylü: — Hâlim perişan sultanım.

Padişah: — Otuz iki ile nasılsın?

Köylü: — Hiç iyi değilim sultanım.

Padişah: — Atın arpa yer mi?

Köylü: — Torbası yeni olursa o işe çubuk çaldırmaz sultanım, demiş.

Padişah: — Hiç yangına mal verdin mi?

Köylü: — Bir defa verdim, bir de saçağı sarmış bulunmakta sultanım, demiş.

Padişah: — Sana bir kaz göndersem yolmasını bilir misin?

İhtiyar köylü: — Pek erbabıyım sultanım, diye cevap vermiş.

Konuşma böylece sona ermiş.

🧐 Vezirin Merakı ve Altınlarla Gelen Cevaplar

Bu konuşmalardan hiçbir şey anlamayan baş vezir, dayanamayarak padişaha sormuş: — Sultanım o ihtiyar ile ne konuştunuz?

Padişah: — Yarın yanına elli altın al, o ihtiyarın yanına git, öğrenirsin, demiş.

Ertesi gün vezir, elli altını yanına almış ve ihtiyar çiftçinin yanına gitmiş.

Vezir: — Selamünaleyküm ihtiyar. Dün padişahla konuşmandan hiçbir şey anlamadım. Padişah sana "uzakla yakınla aran nasıl" dedi, sen de "hâlim perişan sultanım" dedin. Bu ne demektir?

İhtiyar: — Ver on altın, anlatayım sana ne demek, demiş.

Vezir: — Al babacığım, yeter ki anlat, demiş ve on altını vermiş.

İhtiyar: — Sultan, "iki ile aran nasıl" derken, bana gözlerimin iyi görüp görmediğini sordu. Ben de iyi göremediğimi, hâlimin perişan olduğunu söyledim.

Otuz İki: Dişlerin Durumu

Vezir: — Anladım. Peki, "otuz iki ile aran nasıl" ne demektir? Padişah sana otuz iki ile aran nasıl dedi, sen de "hiç iyi değil sultanım" dedin.

İhtiyar: — On altın daha verirseniz söyleyeyim vezirim, demiş.

Vezir, on altını daha vermiş. İhtiyar: — Padişah otuz iki ile dişlerimin durumunu sordu, ben de hiç iyi olmadığını söyledim.

Atın Arpa Yemesi: Güç ve Kuvvet

Vezir: — Peki ihtiyar, "atın arpa yer mi" ne anlama gelmektedir?

İhtiyar: — Ancak on altın daha verirseniz söylerim vezirim, demiş.

Vezir, ihtiyara on altın daha vermiş. İhtiyar: — Padişah bana "atın arpa yer mi" derken, gücün kuvvetin yerinde mi diye sordu. Ben de hafif işler olunca yapabildiğimi söyledim.

Yangına Mal Vermek: Kızını Evlendirmek

Vezir: — Peki, padişah sana "yangına mal verdin mi" diye sordu. Bu ne demektir?

İhtiyar: — Hele on altın daha ver ki onu da söyleyeyim vezirim, demiş.

Vezir ihtiyara on altın daha vermiş. İhtiyar: — Yangına mal vermek demek, kızını evlendirdin mi demek. Padişah bana hiç kızını evlendirdin mi diye sordu, ben de bir kızımı evlendirdiğimi, diğerinin de evliliğe hazırlandığını söyledim.

🦢 Vezir: Yolunacak Kaz

Tüm bu sorulardan ve cevaplardan sonra vezirin aklına takılan tek bir soru kalmış. Vezir o sorunun cevabını da öğrenmek istiyormuş:

Vezir: — Peki, padişah sana "bir kaz göndersem yolar mısın" dedi, sen de "pek erbabıyım" dedin. Bu kaz kimdir? Sen hangi kazı yoluyorsun, demiş.

İhtiyar köylü gülerek: — O kaz sizsiniz şanlı vezirim. Padişahım sizi bana gönderdi, ben de vazifem gereği yoluyorum, kusura bakmayın, demiş.

İhtiyarın söylediklerine tebessüm eden vezir, ihtiyardan öğrendiği tecrübeleri de yanına alarak sarayına dönmüş. Padişah, vezirini kendine layık bir hâle getirmesi için ihtiyarı görevlendirmiş. İhtiyar da padişahtan aldığı talimatla vezirini irfan ile yetiştirmiş. Böylece vezir, Anadolu’nun irfanını da heybesine katıp hayatına irfan ile devam etmiş. Karşılaştığı zorluklarda da bu irfanı kullanmış.

Padişah ile vezir yemiş, içmiş, huzurla ülkesini yönetmiş.

Masalı sesli dinle

Etiketler

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan