Pembe Hatun ile Esma Hatun

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 175 kez okundu · ❤️ 0 beğeni
Pembe Hatun ile Esma Hatun

Pembe Hatun ile Esma Hatun

Zamanın birinde, biri Pembe, diğeri Esma adında iki kız kardeş varmış. Çok fakir olan bu kardeşler kıt kanaat geçimlerini sağlayıp, yaşayıp gidiyorlarmış. Bir gün Pembe Hatun: — Bu fakirlik canıma tak etti. Gezip, kendime bir kısmet arayacağım, demiş. Evi terk edip yollara düşmüş. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Bir gün bir dağ başında, saray yavrusu gibi güzel bir konak görmüş. Hemen konağa doğru gitmiş. Kapıyı birkaç defa tıklatmış. Kapı bir kedi tarafından usulca açılmış. Pembe Hatun kapının bir kedi tarafından açıldığını görünce çok şaşırmış. Kapıyı açan kediye: — Senin kapı açan ellerini severim, demiş. Pembe Hatun’un şaşkınlığı, odaya bir göz atınca daha da artmış. Çünkü odanın ortasında içli köfte yapan kediler varmış. Gülümseyerek onların yanına gitmiş, — Severim sizin köfte yapan ellerinizi, demiş. Böylece kedilerle dost olmuş. Kedilerin yaptıkları köftelerden Pembe Hatun büyük bir iştahla yemiş. Yatma vakti gelince, kediler Pembe Hatun’a güzel bir yatak hazırlamışlar. Pembe Hatun’u bu yatağa yatırmışlar. Pembe Hatun, kediler arasında iki gün geçirmiş. Onları öyle sevmiş, onlarla öyle dost olmuş ki kedilerin yanından hiç ayrılmak istememiş. Üçüncü gün büyük bir kedi, Pembe Hatun’un yanına gelmiş. Pembe Hatun’a: — Senin güzel sevgin, bizim de seni sevmemize neden oldu. Bizi çok güzel seviyorsun, biz senden razıyız. Dile benden ne dilersen, demiş. Pembe Hatun da: — Ben çok fakirim. Bıktım yoksulluktan, para ve altın diliyorum, demiş. Kedi: — Sana bir kese vereceğim. Bu kesenin üzerine yüzüstü yat. Sabah olunca dileğin yerine gelecektir, demiş. Pembe Hatun, kedinin söylediğini yapmış ve sabah olunca kendini altınların içinde bulmuş. Pembe Hatun dileği gerçekleştikten sona kedi dostları ile vedalaşmış ve kardeşinin yanına dönmüş. Esma Hatun, kardeşini torba torba altınlarla görünce çok şaşırmış. Kardeşinden olanı biteni kendisine anlatmasını istemiş. Pembe Hatun da başından geçenleri Esma Hatun’a bir solukta anlatmış. Zengin olma hevesi içinde yanıp tutuşan Esma Hatun: — Ben de gidip zengin olacağım, diyerek yola çıkmış. Az gitmiş, uz gitmiş; dere tepe düz gitmiş. Nihayet Pembe Hatun’un anlattığı konağa varmış. Kapıyı birkaç defa tıklatmış. Kapıyı bir kedi açmış. Esma Hatun karşısında kediyi görünce yüzünü buruşturup onu içeri dalmış. Odanın içinde köfte yapan kedilerle karşılamış. Onları: — Pist, diye ovalamış. Köftenin başından ayrılmayan kedileri de kovmuş. Kendini beğenmiş bir yüz ifadesiyle: — Sizin bu evde ne işiniz var? Evin hanımı yok mu? Ne bu kediler böyle, diye söylenmiş. İki gün istemeye istemeye de olsa kavuşacağı altınların aşkına kedilerle birlikte konakta kalmış. İkide bir kedilere: — Iııy! Ne kadar pissiniz, diyormuş. Üçüncü gün, büyük bir kedi, Esma Hatun’un yanına gelmiş: — Dile benden ne dilersen, demiş. Esma Hatun para ve altın istemiş. Kedi bir keseyi Esma Hatun’un eline tutuşturmuş, kesenin üstüne yüzüstü yatmasını istemiş. Esma Hatun kedinin dediğini yapmış. Kesenin üzerine yüzüstü yatmış. Sabah olup da gözünü açınca, etrafının yılanlarla dolu olduğunu görmüş. Kediler, Pembe Hatun’a altınları; Esma Hatun’a ise yılanları layık görmüşler. Esma Hatun yılanların arasından canını güçlükle kurtarıp, kendini zor dışarı atmış. Böylece kendini beğenmişliğinin ve hırsının cezasını çekmiş. Gökten üç elma düşmüş; biri masal anlatana, biri dinleyenlere, biri de masal sevenlerin başına düşmüş…

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan