Yoksul Kunduracı

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 9 dakika okuma süresi · 1.0B kez okundu · ❤️ 9 beğeni
Yoksul Kunduracı

Yoksul Kunduracı

Yoksul Kunduracı Masalı 👞

Eski zamanlarda, ülkenin birinde, yoksul bir kunduracı ile karısı yaşarmış. Kunduracı çok yaşlandığı için eskisi gibi çalışamıyormuş. Kazandığı para ancak karınlarını doyurmaya yetiyormuş. Kunduracının elinde sadece bir derisi kalmış. Bu son deriyi de ertesi gün ayakkabı yapmak için hazırlamış, tezgâhının üzerine koymuş. 

Ertesi sabah her zamanki gibi erkenden kalkmış, tezgâhına bakmış. Bir de ne görsün? Tezgâhta bir çift ayakkabı duruyormuş. Ayakkabılar öyle güzelmiş ki müşterilerden biri, bu ayakkabıları görür görmez çok beğenmiş. Hemen onları satın almış. Yaşlı kunduracı, kazandığı paralarla iki çift ayakkabı yapabilecek kadar deri satın almış. 

Akşam vakti yine derileri hazırlayıp tezgâhın üstüne bırakmış, gitmiş. Sabah kalktığında, bu kez tezgâhın üstünde iki çift ayakkabı varmış. Dükkâna gelen müşteriler, ayakkabıları çok beğenip satın almışlar. Ayakkabılar için de kunduracıya çok fazla para vermişler. Kunduracı bu durumdan çok memnun olmuş. Artık pazara gidip yeterince deri alabilirmiş.

Kunduracı akşam derileri hazırlarken ertesi sabah ne göreceğini tahmin edebiliyormuş. Gerçekten de düşündüğü gibi olmuş. Sabah kalktığında bu sefer tezgâhın üzerinde ışıl ışıl dört çift ayakkabı varmış. Günler günleri kovalamış, yoksul kunduracı artık geçim sıkıntısı çekmiyormuş. Kazandığı paralarla istediği kadar deri alabiliyormuş. Hatta bir miktar da para biriktiriyormuş. Kunduracı bir gün karısına:

— Bu böyle olmayacak. Bize yardım edenlerin  kim olduklarını öğrenmemiz lazım. En iyisi gece burada saklanalım ve olanları gözetleyelim, demiş.

Karısı bu teklifi kabul etmiş. Kunduracı yine derileri hazırlayıp tezgâhın üzerine bırakmış. Karısı odanın aydınlanması için bir mum yakmış, mumu da masanın üzerine koymuş. Hazırlıklar tamamlanınca karı koca dolabın içine girip beklemeye başlamışlar. Vakit gece yarısı olunca  bir tıkırtı duyulmuş. Birden dükkânın kapısı açılmış. Çok sevimli iki cüce adam, dükkândan içeri girmişler. Tezgâhın yanına gelmişler, kunduracının bıraktığı derilerden ayakkabı yapmaya başlamışlar.

Cüceler işlerini sabaha karşı bitirip dükkândan gitmişler. Karı koca hayretle olanları izlemişler. Ertesi gün kunduracı ile eşi düşünmeye başlamışlar. Kendilerine yardım eden bu adamlara teşekkür etmek istemişler. Nasıl teşekkür edeceklerine bir türlü karar verememişler. Kunduracı karısına:

— En iyisi minik adamlar için güzel kıyafetler hazırlayalım, demiş.

Kadın bu fikri beğenmiş. Hemen işe koyulmuşlar. Onlar için minik elbiseler, ayakkabılar hazırlamışlar. Ertesi gece kunduracı tezgâhın üzerine kesilmiş deriler bırakmamış. Onların yerine hazırladıkları hediyeleri bırakmış. Sonra da karı koca yine bir mum yakarak dolabın içine saklanmışlar. Az sonra kapı açılmış. Minik adamlar tezgâha yaklaşmışlar,  hediyeleri fark etmişler.

Sevinçle dans etmeye başlamışlar. Hediyeleri alarak hoplaya zıplaya evden ayrılmışlar. Yaşlı çiftin artık yardıma ihtiyaçlarının olmadıklarını anlamışlar. Cüceler bir daha hiç görünmemişler ama kunduracı ile karısı minik adamlar sayesinde kazandıklarıyla bir ömür mutlu yaşamışlar. Kendilerine yardım eden iki minik adamı da hiç unutmamışlar. Gökten üç elma düşmüş, biri bu masalı anlatanın, biri dinleyenlerin, biri de başkalarına yardım ederek mutlu edenlerin başına…

Masalı sesli dinle

Etiketler

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan