Altın Saçlı Oğlanla Lüle Saçlı Kız

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 5 dakika okuma süresi · 411 kez okundu · ❤️ 4 beğeni
Altın Saçlı Oğlanla Lüle Saçlı Kız

Altın Saçlı Oğlanla Lüle Saçlı Kız

Bir varmış, bir yokmuş, vaktinde padişahın biri varmış. Bu padişah akşam olunca şehirde dolaşır, ne olup bitiyor diye etrafa bakarmış. Bir gün yine dolaşırken bir evin önünden geçmiş. Bu evin kızı padişahın geçtiğini fark etmiş ve kendi kendisine: — Padişah benimle evlenseydi ikiz evlat dünyaya getirirdim. Biri altın saçlı oğlanla diğeri lüle saçlı kız olurdu, demiş. Bu sözleri dinleyen padişah, bu evin kızına dünür göndermiş. Düğün dernek kurulmuş. Çok geçmeden de hanımı gebe kalmış. Gerçekten de padişahın altın saçlı oğlanla, lüle saçlı bir kızı olmuş. Hanım sultanın sarayda bir arkadaşı varmış ama bu kız hanım sultanı çok kıskanırmış. Bu kadın hanım sultanın yeni doğan ikizlerini de kıskanmış. Doğumdan hemen sonra ikizleri alarak onların yerine iki tane kedi yavrusu koymuş. Altın saçlı oğlanla lüle saçlı kızı da sandığa koyup ırmağa bırakmış. Padişah karısının yanına geldiğinde koynunda iki tane kedi yavrusu görmüş. Bu duruma çok sinirlenen padişah küplere binmiş. Hanımına olanları sormuş. Hanım sultan çocuklarını arkadaşının aldığını söylemiş. Hemen arkadaşını bulmuşlar ama artık çok geçmiş. Kadın çocukları sandığa koyup ırmağa bıraktığını anlatmış. Kadını zindana atmışlar. Askerler dört bir yandan çocukları aramışlar ama kimse bulamamış. Çocuklar ise ırmağın üstünde, sandığın içinde epey bir yol almışlar. En sonunda bir köye gelmişler. Köydeki insanlar da ırmakta balık tutuyorlarmış. Köyde yaşayan ve hiç çocuğu olmayan bir adam varmış. Balıkçılar: — Bir sandık geliyor. İçinde ne var acaba, demişler. Çocuğu olmayan adam da: — Mal ise size, can ise bana, demiş. Sandık gelmiş, bir de açmışlar ki altın saçlı oğlanla lüle saçlı kız. Çocuğu olmayan adam, bu bebekleri almış. Onları kendi çocukları gibi büyütmüş. Altın saçlı oğlanla lüle saçlı kız, büyüdükçe öyle güzelleşiyorlarmış ki onların güzellikleri her yerde söylenir olmuş. Bir gün altın saçlı oğlanla lüle saçlı kız, ata binip dolaşmaya çıkmışlar. Öyle güzellermiş ki sarayın önünden geçerken herkesin gözü kamaşmış. Saraydaki askerler onlarla konuşabilmek için peşlerinden gitmişler. Altın saçlı oğlanla lüle saçlı kız, askerlerle konuşmuş. Askerler onlara padişahın ve hanımının başlarından geçenleri anlatmışlar. Çocuklar eve gittiklerinde öğrendiklerini babaların anlatmışlar. Duyduklarına şaşıran baba çocuklarına onların gerçek anne ve babalarının padişah ile hanımı olduğunu söylemiş. Bunun üzerine iki kardeş padişahı evlerine davet etmeye karar vermişler. İki kardeş, padişahla vezirini evlerine davet etmişler. Davete katılan padişah çocuklarının evine gelmiş. Evde otururlarken lüle saçlı kız, padişaha: — Padişahım insanoğlunun kedi yavrusu doğurduğu görülür mü, demiş. Padişah: — Doğurur evladım, doğurur, demiş. Kız: — Doğurmaz padişahım, doğurmaz, demiş. Padişah: — Doğurur evladım, doğurur, demiş. Padişahla kız biraz böyle konuştuktan sonra, kız: — Padişahım ben senin kızınım, bu da senin oğlun. Annem sana altın saçlı oğlanla, sırma saçlı kız doğuracağım, demiş. Annem bizi doğurmuş. Ancak annem doğurur doğurmaz arkadaşı bu durumu kıskanmış, bizi alıp bir sandığa koyup ırmağa bırakmış. Yerimize de kedi yavrusu koymuş. Annemin çok üzgün olduğunu askerlerinden öğrendik, bizi anneme götürür müsün, demiş. Padişah bunları duyunca çok sevinmiş, hemen düğün bayram kurdurmuş. Çocuklarını alıp saraya gitmiş. Hanım sultan çocuklarını görür görmez tanımış. Onların boynuna, boğazına sarılmış. Doyasıya kokularını içine çekmiş. Padişah o günden sonra iki çocuğu ve karısıyla ömürlerinin sonuna kadar mutlu mesut yaşamış. Onlar orada selamete ermişler, biz de burada selamete erelim.

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan