Bülbül ile Padişah Masalı

Anonim - MASAL6 Derlemesi · 9 dakika okuma süresi · 779 kez okundu · ❤️ 9 beğeni
Bülbül ile Padişah Masalı

Bülbül ile Padişah Masalı

Bülbül ile Padişah Masalı

Bir zamanlar, dünyanın en güzel sarayına sahip bir padişah varmış. Fakat bu padişah, sahip olduğu güzelliklerin farkında değilmiş. Onun sarayında bin bir renkte ve güzellikte çiçekler varmış. Ama bu güzel çiçeklerden daha çok, bu bahçede yaşayan bülbülün namı duyulmuş. Çünkü bu bülbülün öyle güzel bir ötüşü varmış, öyle güzel bir ötüşü varmış ki uzak ülkelerden bile, onu dinlemeye gelirlermiş. İşin garip yanı, ülkenin padişahının bu bülbülden haberi yokmuş. Ondan sonradan haberdar olmuş. 

Padişah bu duruma çok sinirlenmiş. Hemen vezirini çağırıp:
— Benim sarayımdaki bülbülü görmek için uzak diyarlardan padişahlar geliyorlar ama benim bahçemdeki bülbülden haberim olmuyor! Olacak iş mi bu, diyerek vezirine kızmış.

Vezir cevap verememiş çünkü bülbülden onun da haberi yokmuş. Bunun üzerine padişah, bahçıvanı yanına çağırmış:
— Söyle bakalım bahçıvan. Bahçemde sesinin güzelliğini bütün dünyanın duyduğu ama benim bir türlü duyamadığım bir bülbül varmış. Söyle bakalım, bu durumdan neden benim haberim yok? Çabuk o bülbülü bulup bana getirin, demiş.

Bahçıvan hemen hasbahçeye inmiş. Her yeri aramış, taramış, herkese sormuş ama bülbüle ulaşamamış. Bülbülü bulamayan bahçıvan, durumu vezire bildirmiş. Vezir de padişahın huzuruna çıkıp:
— Padişahım arattık, tarattık ama öyle bir bülbüle ulaşamadık. Gerçekten böyle bir bülbül olsaydı bulurduk, demiş.

Padişah bu habere daha çok sinirlenmiş. Öfkeyle:
— Hemen bana o bülbülü bulup getirin, yoksa hepinizi cezalandırırım, demiş.

Padişahın sesi sarayın mutfağında çalışan kıza kadar ulaşmış. Konuşulanları işiten kız, bahçıvanın yanına gelerek:
— Aradığınızı bülbülü bulamazsınız ama isterseniz ben sizi onun yanına götürebilirim, demiş.

Buna çok sevinen saray görevlileri, kızla birlikte bülbülün yaşadığı ormanın yolunu tutmuşlar. Kız, bülbülün yaşadığı yere gelince bülbüle seslenmiş. Bülbül ağacın dalından görünmüş. Genç kız da bülbüle:
—Padişah seni görmek ve sesini duymak istiyor, bizimle gelmezsen hepimizi cezalandıracak, demiş.

Kimsenin ceza almasını istemeyen bülbül, padişahın askerleriyle saraya gelmeyi kabul etmiş. Yol boyunca şarkılar söyleyerek saraya gelmiş. Askerler, bülbülün sesine hayran olmuşlar. Sonunda bülbül, padişahın huzuruna çıkıp güzel sesi ile şakımaya başlamış.

Öyle yanık, öyle güzel ötmüş ki padişah bu güzellikten çok etkilenmiş. Padişahın gözlerinden yaşlar akmış. Kendisini bu kadar etkileyen bülbüle:
— Dile benden ne dilersen, demiş.

Bülbül de:
— Bana en güzel hediye, sizi mutlu görmektir padişahım, demiş.

Padişah bu cevapla daha çok mutlu olmuş. Bülbül sarayda baş tacı olmuş. O günden sonra hasbahçede yaşamaya, güzel şarkılar söylemeye başlamış. Bütün ülke halkı, bülbülün şarkılarını dinlemek için sarayın çevresine toplanırmış.

Günlerden bir gün padişaha uzak ülkelerden bir hediye sandığı gönderilmiş. Sandıkta mücevherlerle süslenmiş oyuncak bir bülbül varmış. Bu oyuncak bülbülün üzerinde de bir kurma kolu varmış. Bu kol ayarlandığında, oyuncak bülbül gerçek bir bülbül gibi ötmeye başlıyormuş. Padişah bu hediyeyi çok beğenmiş. Artık onunla vakit geçirmeye, gerçek bülbülle ilgilenmemeye başlamış. Bu duruma üzülen hasbahçenin bülbülü:

— Nasıl olsa padişah yokluğumu bile fark etmez, diyerek saraydan uçup gitmiş.

Bir zaman sonra, padişahın oyuncak bülbülü bozulmuş. Padişah, bülbül sesi olmadan kendini eksik hissetmiş, tam da o anda gerçek bülbülün eksikliğini fark etmiş. Gerçek bülbüle haksızlık ettiğini anlamış. Bülbülün kendisine kırılıp uçtuğunu anlayan padişah, üzüntüsünden hasta olup yataklara düşmüş. Günden güne kötüleşmiş, padişahın halkı, bu durumuna çok üzülüyormuş. Padişah yatağından kalkamayınca çaresiz kalan halk, onun yerine yeni bir padişah seçmeye karar vermiş.

Bu karar, hasbahçenin bülbülüne kadar ulaşmış. Padişahın kendisine olan sevgisinden ve pişmanlığından hastalandığını işiten bülbül, ona yardımcı olmaya karar vermiş. Hemen gelmiş, padişahın yattığı odanın penceresine konmuş. Ona eskisi gibi güzel şarkılar söylemeye başlamış. Hasta yatağında bülbülün sesini duyan padişah, çok mutlu olmuş. Sabaha kadar iyileşip ayağa kalkmış. Onu pencereden içeri alan padişah, bülbüle:

— Bundan sonra seni hiç yalnız ve sevgisiz bırakmayacağım, kalbini kırdığım için çok özür dilerim, demiş.

Bülbül padişahın söyledikleriyle çok mutlu olmuş. Saraydakiler padişahı ayakta, bülbülü de padişahın yanında görünce çok sevinmişler. Padişah hasbahçenin bülbülüne yağmurlu ve rüzgarlı günlerde üşümemesi için hem sarayın içinde hem de bahçede bir yuva yaptırmış.

O günden sonra ülkede bülbül nağmesi olmayan tek bir gün bile geçmemiş. Padişah ile bülbülün dostlukları dilden dile dolaşarak bugünlere kadar gelmiş. Onlar ermiş muratlarına, darısı tüm kırgın gönüllerin başına…

Masalı sesli dinle

Etiketler

📖 Benzer Masallar

Tümünü Gör →

Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum yapmak için giriş yapın

Bağlan