Bir varmış bir yokmuş. Bir tilki, keneye: — Gel seninle bacı kardeş olalım. Beraber buğday ekelim, demiş. Kene: — Güzel olur bacım, ekelim, demiş. Ekim zamanında tohumlarını almışlar, tarlaya gitmişler. Kene tilkiye: — Bacım haydi tarlayı sürelim, demiş. Tilki: — Kene kardeş sen tarlayı sür, ben tohumu ekerim, demiş. Kene tarlayı sürüp bitirince tilkiye: — Bacım, tohumu ek, demiş. Tilki: — Kene kardeş sen tohumu ek, ben toprağını örterim, demiş. Kene tohumu da ekmiş. Sonra da: — Bacım tohumu ektim, haydi toprağını ört, demiş. Tilki: — Kene kardeş sen toprağını ört, sulamasını ben yaparım, demiş. Kene buğdayı da ekmiş. İşler bitince kene ile tilki evlerine gitmişler. Sulama vakti gelince kene tilkiye: — Bacım buğdayı sulamaya git, demiş. Tilki: — Kardeş sen sula, ben biçerim, demiş. Kene buğdayı sulamış. Hasat vakti gelince kene tilkiye: — Bacım orak al da buğdayları biçmeye gidelim, demiş. Tilki: — Kardeş sen biç, ben toplarım, demiş. Kene orağını alıp buğdayı biçmeye başlamış. Bütün tarlayı biçtikten sonra tilkiye: — Bacım ben biçtim, sen de buğdayları topla, demiş. Tilki: — Kene kardeş sen topla, ben de taşırım, demiş. Kene buğdayları da toplamış, sonra da tilkiye: — Bacım gel taşı, demiş. Tilki: — Kene kardeş sen taşı, patoz* işini de ben yaparım, demiş. Böylece kene tüm buğdayları da taşımış. Tilkiye: — Bacım artık patoza vurabilirsin, demiş. Tilki: — Kardeş sen patoza vur, ben pay ederim, demiş. Kene bütün buğdayı patoza vurmuş. Samanı bir tarafta buğdayı bir tarafta topladıktan sonra tilkiye: — Kardeş gel, saman ile buğdayımızı pay edelim, demiş. Kene: — Bacım ben çok yoruldum, uykum var, ben biraz yatayım. Sen beni çağır gidelim. Yalnız benim uykum ağırdır. Kuyruğunla başıma vur ki uyanabileyim, demiş. Tilki: — Tamam, ben seni çağırırım, sen uyu, demiş. Bir müddet sonra tilki gidip kuyruğunu kenenin başına vurarak: — Kalk gidelim kene kardeş, demiş. Bu sefer kene tilkinin kuyruğuna yapışıp: — Kardeş yalnız benim bir şartım var, demiş. — Şartını söyle, şartın nedir, demiş kene. Tilki: — Kardeş şu kayalığın yanından koşmaya başlayacağız. Kim önce buğdayların yanına yetişirse buğdaylar onun olsun, demiş. Kene bu şartı kabul etmiş. Tilki kayalığa doğru gitmiş. Kene tilkinin kuyruğuna yapışmış tabi bundan tilkinin haberi olmamış. Tilki koşmuş koşmuş, gelip buğdayların üstüne oturmuş. Sonra da keneye seslenmiş: — Kene kardeş, kene kardeş neredesin? Ben önce geldim, buğdaylar benim. Kene de: — Kalk üzerimden, ezdin beni tilki kardeş. Ben bir saattir buradayım, demiş. Sözde kene tilkiyi kandıracakken tilkiyi kovmuş. Tek başına kurnazlığın yetmeyeceğini anlayan tilki, kendinden daha akıllı keneyi oyuna getirememiş. Akıldan üstün akıl olduğunu anlayan tilki, eli mahkum buğdayı keneye vermek zorunda kalmış. Ne demişler akıl insana en büyük sermayedir, demişler. * Olgunlaşmış buğday, nohut, fındık vb.nin tanelerini mekanik yöntemlerle sap veya kabuğundan ayrıştıran harman makinesi.
Kene ile Tilki
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
222 kez okundu ·
❤️ 1 beğeni
Kene ile Tilki
Masalı sesli dinle
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Saf Oğlan
İhtiyar annesiyle köyde yaşayan bir oğlan varmış. Bu oğlanın annesi bir gün hastalanmış. Oğluna, teyzesine giderek biraz...
5 dk
5.0
216
1. Sınıf Masalları
Civciv Kız
Bir varmış, bir yokmuş. Eski zamanlarda köyün birinde yaşayan bir anne ile kızı varmış. Bu kadının tek kızından başka ki...
5 dk
5.0
255
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan