💥 Kahramanın Destanı: Kundaksız Tüfek ve Çılgın Yalanlar
Zaman zaman iken, kalbur saman iken... Ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken epey bir haylazdım.
🏹 Bir Arpa Boyu Macera
Hikâyenin kahramanı, iki tüfeğinden çakmaksız olanı almış, ava gitmiş:
— Az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim, altı ayla bir güz gittim. Arkama döndüm baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim.
Ama gitmedim mi ya! Bitmedik yavşanın dibinde, doğmadık tavşanı gümbeden atınca, zombadan vurmayım mı ya!
Tavşanı almış, gelmiş, yüzmüş. Tam altmış batman yağı çıkmış. Yağı bir potine (ayakkabıya) çalmış, birine yetmemiş. Yetmeyen potini ayağına takmış, Erzurum’dan Van’dan, Bitlis’ten, Muş’tan dolanıp gelmekteymiş.
🍽️ Dipsiz Kazan ve Asker Karavanası
Tam o sırada, bir tabur asker gelmiş ve herkesi bir kıtlık sarmış. Kahramanımız askeri doyurmaya karar vermiş.
Nenesine seslenmiş:
— Nene, bana bir kazan ver! Askere karavana pişireceğim.
— Oğul bir kazanım var dipsiz, bir kazanım var kulpsuz.
— Dipsiz kazanı ver!
Dipsiz kazanı almış. Karavana pişti, asker yedi, içti, karnı şişti, açlıktan bayıldı, düştü.
Askeri yolcu etmiş, kazanı omuzlamış, gelmiş. Nenesi kazanı yıkamasını istemiş. Kahramanımız, dipsiz kazanı yıkamak için yollara düşmüş:
* İki büyük dağa rastlamış. Birinin toprağı hiç yok.
* Toprağı hiç yok dağın başına çıkmış. İki büyük göl görmüş: Biri kurumuş, birinin suyu hiç yok.
* Suyu hiç yok gölde kazanı yumuş, yıkamış, almış, gelmiş.
🚜 Tarlada Yatma ve Tilkiyle Harman
Kahramanımız, kazanı bir köşeye koymuş ve bir selvi ağacının başına çıkmış. Oradan bir büyük tarla keşfetmiş.
Tarlayı onar kilelik kısımlara ayırıp tavuğa, horoza, camıza, öküze yüklemiş, onar kile de iki cebine doldurmuş. Kavağın başına çıkıp sürmüş, ekmiş, tapanlamış (düzlemiş).
Karnı aç kalınca nenesinden yiyecek istemiş, nene "ne ekmek var ne de bulamaç" deyince tarlaya gitmiş.
* Tarlası tam kıvamında, keklik gibi kızarmış.
* Orağı almış, biçmeye başlamış. Bir deste biçmiş, kafası kızıp orak destenin altına sokup yatmış.
* Bir tilki gelmiş, üzerinden sıçramış. Eşkıya, tilkiye haddini bildirip orağı kütelemiş (yere atmış).
* Tilki kaçtı, orak biçti, ekin de bitti.
Bir yel, bir talas (şiddetli rüzgâr) gelmiş, ekini harman yerine yıkmış.
🍞 Değirmenci ve Yalan Yarışması
Buğdayı değirmene götürmüş. Değirmenci ile yalan yarışmasına girmişler:
* Değirmenci Yalanı: "Benim babam değirmeni üfürüğü ile dönderirdi."
* Kahramanın Yalanı: "Benim babam da bostancıydı. Denizin kıyısına kabak ekerdi. Kabağın teveği o baştan bu başa uzanırdı. Devletin askeri köprü niyetine üstünden geçerdi."
Kahramanımız, "Bu yalan iyi yalan. Fili yuttu bir yılan. Karıncaya binip de deveyi kucağına alan" gibi diğer yalanlarını da sıralayınca, değirmencinin yakasına yapışmış. Değirmenci, "Oğlum tamam yalan," deyip lavaşları kahramana vermiş.
🗣️ Söz Zinciri: Ninenin Hiçleri
Eve döndüğünde nenesinden babasının öldüğü haberini almış. Nene, babayı tuza yatırmak için çarşıdan "beş paralık hiç" getirmesini söylemiş.
Kahramanımız "Hiç! Hiç! Hiç!" diyerek giderken yolda karşılaştığı herkes tarafından, söylediği münasebetsiz sözler nedeniyle sille yemiş ve doğru sözü öğrenmiş...
Uzatmayalım hikâyeti, koparmayalım kıyameti... aldı sazı sinesine, geldi sözün binasına…
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan