Bu masal, tembelliğin sonuçları, dilencinin kurnazlığı ve bir musibetin bin nasihatten iyi olması temasını işleyen, mizahi ve ders verici bir hikâyedir. Tembel kadının, açlık ve kötü koku gibi fiziksel bir musibetle aklının başına gelmesi, hikâyenin can alıcı noktasıdır.
🐇 Tembel Kız ve Çarık Korkusu
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir karı koca varmış. Kızlarını el bebek gül bebek büyütmüşler. Kızlarına hiç ev işi öğretmemişler, bu yüzden kız çok üşengeç ve tembelmiş.
Kız büyüyüp evlenecek çağa gelmiş ve onu bir avcıyla evlendirmişler. Ancak kız evlenince de tembelliğe devam etmiş.
🍲 Tavşan ve Çarık
Bir gün kocası ava gitmiş, bir tavşan avlayıp eve gelmiş. Tavşanı ateşe koyup karısına: — Tavşanı ateşe koydum, arada bak da yanıp köz olmasın, demiş ve yeniden ava gitmiş.
Tembel kız, yerinden hiç kalkmamış. Bir zaman sonra eve bir dilenci gelmiş ve bir ekmek istemiş. Kız, üşengeçliğinden: — Mutfak orada, git kendin al, demiş.
Dilenci mutfağa girmiş, tavşanın kazanda kaynadığını görmüş. Tavşanı alıp heybesine koymuş. Kazanın içine de ayağındaki pis çarıklarını atmış.
Dilenci, tembel kadının yanına varıp, ona bir şiir okumuş:
Senin aşın benim torba içinde, Benim çarık senin çorba içinde, Sen yat kaba yorgan içinde, Ben yiyeceğim aşı orman içinde.
💡 Musibet ve Nasihat
Aradan zaman geçmiş, kızın kocası eve gelmiş ve tavşanı sormuş. Karısı olanı biteni anlatmış ve dilencinin söylediği türküyü de eşine söylemiş. Kocası durumu anlamış: "Tüü! Gitti bizim yemek desene!"
Ancak, açlık ve kazandan gelen ayakkabının kokusu tembel kızın zihnini açmış. O gece aç kalan kızın aklı başına gelmiş. Bir musibetin bin nasihatten iyi olduğunu anlamış.
O günden sonra kız, yemekleri yapmaya ve ev işlerini halletmeye başlamış. Kocası sevinçle: — Kırk yıl düşünsem giden tavşana bu kadar sevineceğim aklıma gelmezdi hanım, demiş.
Onlar ermiş muratlarına, biz çıkalım kerevetlerine…
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan