Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde deniz ülkesinde yaşayan bir balıkçı varmış. Bu balıkçı her gün sahile açılır, ağını yedi kere denize atar, sonra da: — Ne çıkarsa bahtıma, diyerek beklemeye başlarmış. Bir süre sonra balıklar ağa yakalanır, balıkçı da onları tutup bir kısmını satar, bir kısmını da yiyerek hayatını sürdürürmüş. Ama bu balıkçının her gün yapması gereken bir şey varmış. O da ağını yedi kere denize atmakmış. Ağını yedi kere denize atmazsa balık yakalayamayacağına inanırmış. Gerçekten de balıkçı bir gün denize açılıp ağını atmış. Ama bu sefer yedi yerine, altı kez ağını denize atmış. Bir süre sonra balıkların ağına gelmediğini fark eden balıkçı, yedinci kez ağını denize atmaya karar vermiş. Yedinci sefer de balıkçının ağına kocaman bir balık gelmiş. Balığın pulları altındanmış. Balıkçı tuttuğu bu kocaman balıkla yetinmiş, onu da yanına alarak evine dönmüş. Evde balık konuşmaya başlamış. Balıkçıya, kendisine ne yapacağını sormuş. Balıkçı da kekeleyerek onu kızartıp yiyeceğini söylemiş. Balık ise: — Beni padişaha götürürsen padişah sana altın verecektir. Beni yemen yerine padişaha hediye etmeni tercih ederim. Hem böylece sen de para kazanmış olursun. Ancak padişah sana beni nerede yakaladığını sorarsa sakın söyleme, demiş. Dinledikleri balıkçının aklına yatmış. Balığı alıp doğruca saraya götürmüş. Padişah aldığı hediyenin güzelliğinden büyülenmiş. Hayatında ilk defa böyle güzel bir balık görmüş. Balıkçıya dönüp bu altın pullu balığı nerede yakaladığını sormuş. Ama balıkçı balığın yerini söylememiş. Padişah, balıkçıyı hediyelere boğsa da balıkçı yine sessiz kalmış. Sonunda padişah: — Eğer bu balığı nereden tuttuğunu söylemezsen seni zindana attırırım, demiş. Çaresiz kalan balıkçı, zindana girmemek için konuşmuş. Padişaha balığı tuttuğu yeri tarif etmiş. Padişah hemen adamlarını sahile yollamış. Onlara söylenen suda yaşayan tüm balıkları toplamalarını emretmiş. Ama padişahın adamları, elleri boş bir şekilde saraya geri dönmüşler. Bu sefer padişah: — Anlaşılan senin balıklarla aran iyi. Bir tek senin ağına geliyorlar herhalde. Sen git ve bana yeniden altın pullu bir balık getir de görelim. Ancak o zaman söylediklerine inanırım, demiş. Balıkçı tekrar deniz kenarına gelmiş. Ağını altı kez denize atmış, yedinci atışında ise yine altın pullu bir balık yakalamış. Balıkçı ağına düşen balığı kurtarıp onunla konuşmaya başlamış. Altın pullu balık: — Ben daha önce tuttuğun altın pullu balığın kardeşiyim. İlk tuttuğun balık, denizler ülkesinin padişahıydı. Fakat bu ülkenin padişahının veziri, bizi sihirle balığa dönüştürdü. Bu sihirden kurtulabilmemiz için senin yardımına ihtiyacımız var. Bu denizin suyundan bir tas almalı ve bu suyu vezirin üzerine dökmelisin Ancak o zaman sihir bozulur ve biz eski hâllerimize geri döneriz. Bizi bu esaretten kurtarır mısın, demiş. Balığın söylediklerine çok üzülen balıkçı, denizden bir tas su alarak saraya geri dönmüş. Onu gören vezir, çok sinirlenmiş ve balıkçıya kükremiş: — Derhal elindeki balığı da alarak çık bu saraydan, demiş. Balıkçı: — Bu balığı padişah için tuttum ve ona getirdim, onu görmeden de gitmeyeceğim, diyerek vezire doğru yaklaşmış. Vezire yaklaşır yaklaşmaz denizden getirdiği suyu, hızlıca vezirin üzerine serpmiş. Balıklar altın pullarından arınıp bir anda insana dönmüşler. Denizler ülkesinin padişahı ile kardeşi bu duruma çok sevinmişler. Balıkçıya kendilerine yardım ettiği için teşekkür etmişler: — Dile bizden ne dilersen, demişler. Balıkçı oldukça mütevazıymış. Onlardan sadece hayatını sürdürmesine yetecek kadar balık tutmayı dilemiş. Denize attığı ağlarının boş çıkmamasını istemiş. Böylece geçimini, tuttuğu balıkları satarak sürdürecekmiş. Emeksiz yemeğin olamayacağını bilen balıkçı, güzel gönlünün ekmeğini yemiş. O günden sonra denize attığı ağlara sürüsüyle balıklar gelmiş. Ömür boyu yoksulluk çekmeden, mutlu, huzurlu ve başkalarına yardım ederek yaşamış. Deniz ülkesinin padişahı ve kardeşiyle de dost olmuş. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine…
Balıkçı ile Altın Pullu Balıklar
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
316 kez okundu ·
❤️ 0 beğeni
Balıkçı ile Altın Pullu Balıklar
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Pembe Hatun ile Esma Hatun
Zamanın birinde, biri Pembe, diğeri Esma adında iki kız kardeş varmış. Çok fakir olan bu kardeşler kıt kanaat geçimlerin...
5 dk
5.0
228
1. Sınıf Masalları
Adil ile Kamil
Bi vamış, bi yokmuş. Vaktin birinde, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bi aile vamış. Onların iki tane oğlu vamış....
5 dk
5.0
227
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan