Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, ben babamın beşiğini, tıngır mıngır sallar iken ormanın birinde yaşayan bir aslan varmış. Aslan bir gün tilki ile karşılaşmış. Tilki aslanı görünce ona: — Aslan kardeş, aslan kardeş seninle kardeş olabilir miyiz, demiş. Aslan bu teklifi kabul etmiş. Tilki buna çok sevinmiş, hemen aslana: — Sen benim kardeşlik teklifi kabul ettiğin için ben çok sevindim. Madem artık kardeşiz, ben seni evime davet etmek istiyorum. Zulada etim var, akşama gelirsen birlikte yiyelim, demiş. Aslan tilkinin bu davetini de kabul etmiş. Akşam olunca da tilkinin evine gitmiş. Tilkinin zulasındaki eti yemişler. Aslan o gece tilkinin evinde kalmış. Ertesi sabah tilkiye teşekkür edip: — Ben de seni evime davet etmek isterim, Yarın akşam da yemeği ben de yiyelim, şimdi gitmem gerekiyor, deyip tilkinin evinden ayrılmış. Tilki, aslanın bu teklifinden çok memnun kalmış. Ertesi akşam, tilkinin evine gitmiş. Aslan yemeğini tilki ile paylaşmış. Yemekten sonra da tilkiye: — Bir gün ben senin evinde kaldım, bugün de sen benim evimde yatıya kal, misafirim ol ama benim tek yatağım var. Eğer istersen ben yatağın şu kısmında yatarım, sen de diğer kısımda yatabilirsin, demiş. Tilki, aslanın teklifini kabul etmiş. Sabah olduğunda aslan tilkiye: — Tilki kardeş nasıl, iyi uyuyabildin mi, demiş. — Uyumaya uyudum aslan kardeş am ağzının kokusundan çok rahatsız oldum, ağzın çok kötü kokuyordu, demiş. Tilkinin sözlerini işiten aslan, üzülse de tilkiye bir şey söylememiş. O esnada da bir oduncu balta ile odun kırıyormuş. Aslan tilkiye: — Tamam, sen şimdi git. Bir ay sona tekrar evime gel. Ama gitmeden önce şu balta ile belime vurmadan gitme, önce vur, sonra gidersin, demiş. Aslanın sözlerine anlam veremeyen tilki: — Neden vurayım beline, demiş. — Vur işte, bir ay sonra beni ziyaret etmeye muhakkak gel ama, demiş. Aslanın ısrarına dayanamayan tilki, arkadaşının bir bildiği vardır diye balta ile tilkiye vurmuş. Vurmanın etkisiyle aslanın beli çatlamış. Ne yapacağını şaşıran tilki: — Sen istedin aslan kardeş, demiş. — Mühim değil tilki kardeş. Bir ay sonra ziyaretime geleceksin unutma, demiş. Olanlara anlam veremeyen tilki, bir ay sonra yeniden görüşmek üzere aslanın yanından ayrılmış. Aslan yarasını bir ay boyunca yalaya yalaya iyileştirmiş. Bir ayın sonunda tilki aslanı ziyarete gelmiş. Bakmış ki aslan sapasağlam, aslana sormuş: — Belindeki yaradan iz bile kalmamış, nasıl iyileştin aslan kardeş, demiş. Aslan önce misafiri olan tilkinin önüne yiyecek getirmiş. Ona: — Önce seni bir ağırlayayım, sen yemeğini ye, karnını doyur, sonra anlatırım tilki kardeş, demiş. Tilki aslanın ikramlarını yiyip, karnını doyurunca, aslan başlamış anlatmaya: — Bak tilki kardeş! Sen bir ay önce seni evimde ağırladığımda bana ağzın çok kötü kokuyordu, çok rahatsız oldum demiştin. Bu sözlerin o gün benim gönlümü kırdı. Aynı gün baltayla açtığın yarayı yalaya yalaya iyileştirdim ama senin gönlümde açtığın yarayı hâlâ iyileştiremedim, el yarası geçer de, dil yarası geçmez tilki kardeş, demiş. Tilki hatasını anlamış, kendisine karşı her zaman anlayışlı ve özverili olan aslandan özür dilemiş. Düşünmeden konuşmanın sonuçlarının ağır yaralar açabileceğini öğrenmiş. O günden sonra sözlerine ve davranışlarına daha dikkat etmiş. İki dost ömür boyu birbirlerini yaralamadan dostluklarını sürdürmüş. Onlara sağlık, bizlere selamet.
Dil Yarası
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
199 kez okundu ·
❤️ 1 beğeni
Dil Yarası
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Tın Tın Babacım
Bir varmış, bir yokmuş. Köyün birinde bir karı koca varmış. Bunlar mutlu bir şekilde yaşıyorlarmış ancak hiç çocukları o...
5 dk
5.0
460
1. Sınıf Masalları
Kibirli Çiçek
Bu masal, kibir, bencillik, yardımseverlik, arkadaşlığın ve iç güzelliğin önemi temalarını işleyen, didaktik (öğretici) ...
5 dk
5.0
241
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan