Keloğlan ve Kırık Ayna Masalı
Bir varmış, bir yokmuş... Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken, pireler berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken... Bizim Keloğlan, yine bir gün elinde değneği, başında kel kabak kafasıyla yollara düşmüş.
Keloğlan’ın heybesinde bir parça kuru ekmek, gönlünde ise dünyalar kadar neşe varmış. Az gitmiş, uz gitmiş; dere tepe düz gitmiş. Bir yol ayrımına geldiğinde yerde parıldayan bir şey görmüş. Eğilip bakınca bunun kırık bir ayna parçası olduğunu anlamış.
Aynadaki Sır
Keloğlan aynayı eline almış, yüzüne tutmuş. Ama o da ne? Aynada kendi yüzünü değil de, yemyeşil bir bahçe içindeki kederli bir padişahı görmüş! Keloğlan şaşkınlıkla:
— "Hay Allah! Benim kel kafa gitti, yerine taçlı bir kafa geldi. Bu ayna ya sihirli ya da benim gözler dumanlı!" demiş.
O sırada aynadaki padişah dile gelmiş: — "Hey yiğit! Ben uzak diyarların padişahıyım. Mutluluğumu bu aynaya hapsettiler, sonra da aynayı bin parçaya bölüp dünyaya saldılar. Eğer aynanın diğer parçalarını bulup beni kurtarırsan, sana dile benden ne dilersen!"
Zorlu Yolculuk
Keloğlan, yardımseverliğiyle meşhurdur ya, hemen işe koyulmuş. Kırık aynanın peşinde dağları aşmış, ormanları geçmiş.
-
Birinci Parça: Bir devin mağarasındaymış. Keloğlan dev uyurken ona ninni söyleyip uyutmuş ve parçayı sessizce almış.
-
İkinci Parça: Bir kuşun yuvasındaymış. Keloğlan kuşa yem vermiş, kuş da ona teşekkür edip parçayı uzatmış.
-
Son Parça: Keloğlan'ın kendi köyündeki yaşlı ninenin sandığındaymış. Nine, "Bu benim gençlik hatıramdı ama bir hayır işi için feda olsun," diyerek parçayı vermiş.
Keloğlan, elindeki tüm parçaları bir araya getirmiş. Parçalar birleşince ayna parlamaya başlamış ve birden koca bir saray kapısı açılmış. Karşısında aynada gördüğü padişah duruyormuş! Padişahın kederi gitmiş, yüzüne neşe gelmiş.
Padişah: — "Dile benden ne dilersen Keloğlan!" demiş.
Bizim Keloğlan şöyle bir düşünmüş, kelini kaşımış ve demiş ki: — "Padişahım, canının sağlığı yeter. Bir de anamın evine bir çuval un, bir küp pekmez gönderirsen benden mutlusu olmaz!"
Padişah, Keloğlan'ın bu gönlü gani haline hayran kalmış. Ona altınlar, ipekler vermiş. Keloğlan köyüne dönmüş, anasıyla beraber ömür boyu mutlu mesut yaşamışlar.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine...
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan