İhtiyar annesiyle köyde yaşayan bir oğlan varmış. Bu oğlanın annesi bir gün hastalanmış. Oğluna, teyzesine giderek biraz iç yağı getirmesini söylemiş. Oğlan yola koyulmuş. Yolda arkadaşı ona: — Nereye gidiyorsun, demiş. Oğlan nereye gittiğini unutmuş. Tekrar eve gelip annesine: — Anneciğim bana söylediklerini unutuyorum, buna bir çare bulmak lâzım, demiş. Annesi de oğluna: — İç, iç diyerek gitmesini söylemiş. Oğlan iç, iç diye mırıldana mırıldana yolda giderken, bir gölde balık tutan balıkçıları görmüş. Onları seyretmeye başlamış. Bir taraftan da boyuna iç, iç diye mırıldanırmış. Balıkçılar da o gün hiç balık tutamamışlar. Bu yüzden oğlanın iç, iç diye mırıldanmasını hiç hiç diye algılamışlar. Öfkelenip oğlana: — Öyle denir mi hiç, diye kızmışlar. Oğlan da ağlayarak balıkçılara: — Ya ne diyeyim ya, diye sormuş. Balıkçılar: — Allah versin üç beş tane dersin, demişler. Unutkanlıkla içi, hiç yapan oğlan, yeniden yola koyulmuş, bir köye gelmiş. Bir cenazenin yanından geçmiş. Bu sefer de cenazedeki insanları seyre dalmış. Sonra da onlara: — Allah versin üç beş tane, demiş. İmam ve topluluk oğlanın sözlerine kızmışlar. Cenazeyi bir kenara bırakıp oğlana kızmışlar. Oğlan ağlayarak onlara: — Ya ne diyeyim ya, diye sormuş. İmam da: — Allah rahmet eylesin dersin, demiş. Oğlan oradan uzaklaşmış. Yolda bir köpek leşine rastlamış. Köpek leşine dönüp: — Allah rahmet eylesin, demiş. Bu sözleri duyan adamın biri: — Köpeğe öyle denir mi be sersem, diyerek oğlanı azarlamış. Oğlan ağlayarak: — Ya ne diyeyim ya, diye sormuş. Adam da: — Of! Ne fena kokuyor dersin, demiş. Oğlan yine yola koyulmuş. Yolda giderken hamamdan yeni çıkmış iki kadının yanından geçmiş. Geçerken de: — Of! Ne fena kokuyor, demiş. Bunu işiten kadınlar oğlanı bir güzel azarlamışlar. Oğlan yine ağlayarak: — Ya ne diyeyim ya, diye sormuş. Onlar da: — Oh ne güzel, ne hoş dersin, demişler. Oğlan oradan da ayrılmış. Bu sefer yolda, kavga eden iki adama rastlamış. Onların yanından geçerken de: — Oh ne güzel, ne hoş, diye söylenmeye başlamış. Adamlar kavgayı bırakıp, oğlana kızmışlar. Oğlan yine ağlayarak: — Ya ne diyeyim ya, demiş. Onlar da: — Bir hayır sahibi çıksa da şunları ayırsa dersin, demişler. Yeniden yola koyulan oğlan, bu sefer de yolda boğuşan birkaç köpek görmüş. Onların karşısına geçip: — Bir hayır sahibi çıksa da şunları ayırsa, demiş. Bunu duyan bir hoca: — Hayır sahibinin işi gücü yok da boğuşan köpekleri mi ayıracak, demiş. Keloğlan: — Ya ne diyeyim ya, diye sormuş. Hoca da: — Hiç dersin, geçer gidersin, demiş. Bunun üzerine oğlan: — Zaten, yola çıkarken annem de bana hiç de demişti, diyerek teyzesine gelmiş. İç yağını* alıp eve dönmüş. Hasta annesi bu yağ ile iyileşmiş. Böylece oğlan ile annesi yine eski günlere dönmüşler. Mutlu mesut yaşamışlar. * iç yağı: Geviş getiren hayvanların karın boşluğunda iç organlarını saran kalın yağ, şahım, iç yağı.
Saf Oğlan
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
263 kez okundu ·
❤️ 4 beğeni
Saf Oğlan
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Kendini Bilmez Tilki
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş, hamamcının tası yokmuş. Sokakta gezen tazının tasması yokmuş. Bir mevsim k...
5 dk
5.0
242
1. Sınıf Masalları
Aceleci Çocuk
Bir varmış, bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş. Zamanın birinde evli bir karı koca varmış. Bunların çocuğu olmazmış. Kadın...
5 dk
5.0
263
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan