Horozun biri çöplükte eşinirken bir çöp bulmuş. Çöpü gagasına almış, yollara düşmüş. Giderken giderken komşusuna denk gelmiş: — Komşu komşu! Şu çöpüm sende dursun da ben bir çarşı pazar dolaşayım. Akşam gelir çöpümü senden geri alırım, demiş. Komşusu çöpü almış, ocağın yanına koymuş. Yemek yaparken horozun çöpü ile diğer çöpler karışmış. Karışan çöpü de ocakta yakmış. Horoz akşama kadar çarşı pazar dolaştıktan sonra komşusunun evine gitmiş. Ondan çöpünü istemiş. Komşu kadın, horoza çöpün yandığını anlatmış ama horoz: — Olmaz öyle şey! Ya bana çöpümü geri vereceksin ya da ocağını, demiş. Çaresiz kalan kadın, ocağı horoza vermek zorunda kalmış. Horoz ocağı alıp yollara düşmüş, gezmiş, tozmuş, dolaşmış. Yolda giderken bir başka komşuya rastlamış. Ona da: — Komşum komşum! Bu ocak sende dursun, ben bir çarşı pazar dolaşayım geleyim, akşam gelip ocağımı geri alırım, demiş. Komşu kadın horozun isteğini kabul etmiş. Ocağı alıp bahçesindeki ahıra koymuş. Akşam olmuş, horoz çarşı pazar dolaşmış, gezmiş, gelmiş. Komşusuna gidip ocağını istemiş. Komşu ocağı vermek için ahıra girmiş. Ama ne görsün? Ahırdaki inek tepinip ocağı kırmış. Kadın horozun yanına gelip olanları anlatmış: — Kusura bakma, ocağın kırılmış, demiş. Horoz: — Olmaz öyle şey! Ya bana ocağımı vereceksin ya da ineğini, demiş. Kadın mecburen ineğini vermek zorunda kalmış. Horoz ineği boynundaki ipten tutmuş, yollara düşmüş. Az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş, bir arpa boyu yol gitmiş. Birden karşısına bir düğün evi çıkmış. Horoz ev sahibine gitmiş: — Hanım hanım! Bu inek sende dursun, ben akşama kadar çarşı pazar gezeyim, dolaşayım, geleyim, akşam senden geri alırım, demiş. Kadın ineği almış, horoz gezmeye gitmiş. Düğün evine gelen misafirlere yemek yetmemiş. Ev sahibi kadın da inekten düğün yemeği yapmış. Horoz gezmiş, tozmuş, akşam olunca düğün evine gitmiş. Kadından ineğini istemiş ama kadın: — Yemeğimiz kalmayınca inekten düğün yemeği yapıp misafirlere ikram ettik, demiş. Horoz: — Olmaz öyle şey! Ya bana ineğimi vereceksin ya da gelini, demiş. Kadın, horoza gelini vermek zorunda kalmış. Horoz bu sefer de gelini yanına almış, dağ bayır dolaşmış. Gelinle dağlarda, kırlarda gezerken kaval çalan bir çobana denk gelmiş. Çoban kavalı çok güzel çalıyormuş. Kavalın sesi horozun çok hoşuna gitmiş. Çobana: — Çoban kardeş sen elindeki kavalı bana ver, ben de sana gelini vereyim, demiş. Çoban horozun teklifini kabul etmiş. Gelini alıp kavalı horoza vermiş. Çoban ile gelin evlenip çok mutlu olmuşlar. Horoz da almış eline kavalı, başlamış dağlarda bayırlarda: — Ü ürü üüü üüüüü, diyerek kadir kıymet bilmeden yaşamış.
Horozun Çöpü
Anonim - MASAL6 Derlemesi ·
5 dakika okuma süresi ·
251 kez okundu ·
❤️ 0 beğeni
Horozun Çöpü
📖 Benzer Masallar
Tümünü Gör →
1. Sınıf Masalları
Aç Kurt
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış, hikâye söylemesi sevapmış. Evvel zaman içinde, kal...
5 dk
5.0
533
1. Sınıf Masalları
Satılık Nasihat
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde yoksul mu yoksul bir kadın ile oğlu yaşarmış. Bu kadının eşi, uzun zaman...
5 dk
5.0
211
Sonraki masal yükleniyor...
Bu kategoride başka masal yok
Ana Sayfaya Dön
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bağlan